Tophane kaynamaya devam ediyor




Tophane’deki galeri açılışında gerçekleştirilen saldırı sonrasında medyayı eleştirel bir gözle taradığımızda merakımızın dinmesi mümkün değildi. Tophane halkı barbar olamazdı, sanatçılar işgalci olamazdı. Tophane’de gerçekte ne olduğuna dair Detay’dan izlenimler...
 
Derleyen: Gözde Kazaz, Nilay Vardar,

M. Cihangir Balkır, Çiğdem Toparlak,

Burcu Aydındağ

21 Eylül 2010 akşamı, Tophane’de altıncısı gerçekleşen ‘Artwalks’ isimli, sanat galerilerinin açılışı etkinliğine gelenlere bir grup saldırdı. Saldırının ardından medyada çıkan haberlere baktığımızda, olayı şiddeti mazur göstermeden irdeleyen ve uzlaşı odaklı haber bulmakta zorlandık. Birbirinden çok uzakta duran fazlaca yorum okuduk. Yapılan saldırı avamın sanata yaptığı barbarca bir saldırı da olabilirdi bir sınıf kavgası da; diğer taraftan söz konusu galerilerdekiler mutenalaştırma heveslisi işgalciler de olabilirdi. Sanatı zengin semtlerden kurtarmak isteyen reformist sanatçılar da...

İletişim Fakültesi’nin ‘Alternatif Medya ve Hal Haberciliği’ dersinde Tophane saldırılarını tartışınca, sınıftaki kimsenin olayın nedenleri üzerine tam olarak fikir sahibi olmadığını gözlemledik. Hocamız Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu’nun önerisiyle ‘Tophane Olayı’nı ilk ağızdan dinlemek için sınıf olarak mahalleye gitmeye karar verdik. Amacımız olayın taraflarından galeri işletmecileri ve mahalleliyle konuşmaktı.

Rodeo, Outlet ve Pi Artworks Galerileri’ni ziyaret ettik. Mahalledeki emlak fiyatlarını öğrenmek için bir emlakçıya uğradık. Siirt Hazenliler Derneği’nde oturup muhabbet ettik. Tophane Haber web sitesinde gazetecilik yapan Eyüp Güzel’le söyleştik. Umarız naklettiklerimiz “Tophane halkını sevelim, oradaki galerileri sayalım”dan öteye gider ve Tophane gezimizde gözlemlediğimiz farklı kaygıları yansıtır.

Mahalleli tepkili

10 yılda ev fiyatları 20 katına çıktı

Tophane sokaklarındaki ilk durağımız, mahallede yaşanan ‘soylulaştırmanın gayrimenkul neticesini öğrenmek için girdiğimiz bir emlak ofisi. İsmini vermek istemeyen emlakçı, ev satışlarında artış olduğunu,tapusu olanın evini satıp gittiğini söylüyor. 10 sene evvel mahalleden 100 bin liraya ev alınabilirken şimdi fiyatlar iki milyon liraya kadar yükselmiş.

Emlakçıya, “Bu saldırı mahalleninin hislerine tercüman mı oldu, yoksa küçük bir grubun işi miydi?” diye soruyoruz: “Mahallenin herhangi bir tedirginliği yok. Zaten olayın içindeki saldırganların da burada bir dikili ağacı yok, onlar yönlendiriliyor” cevabını veriyor emlakçı. O’na göre bu yaşananlar, mahallede bir grubun Tophane’nin gelişmesini istememesinden kaynaklanıyor. Emlakçı, söz konusu gruplar konusunda mahalledeki cemaat etkisine vurgu yapıyor. Mahallede yaptığımız görüşmelerden çıkardığımız kadarıyla, Tophane’de 10 sene öncesine kadar cemaatlerin etkisi ön plandaymış. Şimdilerdeyse mahallelinin dayanışması daha çok, Siirtliler Derneği, Bitlisliler Derneği gibi hemşerilik bağı üzerine kurulmuş derneklerle sağlanıyor.

“Tophane böyle şeyleri kaldırmaz”

Civarda dolaşırken birçok kişiden duyduğumuz bir iddia vardı: olay gecesi saldırının fitilini ateşleyen hareket, kalabalıktan yol isteyen türbanlı bir kadına “2010 yılında şu kıyafete bak” diyerek sözlü tacizde bulunulması. Emlakçı bunun gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Peki işin gerçeği neydi? Sorumuza yanıtı kısa ve net: Alkol. Medyanın olaya yaklaşımı hakkında ne düşündüğünü soruyoruz: Emlakçı olayı medyanın da, Tophane Haber’in yazarı Eyüp Güzel’in de, hükümetin de çarpıttığı görüşünde. Olayların, galerilerde alkol kullanılması yüzünden çıktığı görüşüne, amatör futbol kulübü ‘Tophane Tayfun’un teknik direktörü Ergün Vural da katılıyor. Vural mahallenin genelde mutaassıp olduğunu belirtip ekliyor: “Birdenbire sokakta ellerinde içkili adamlar türedi. Bu insanlar daha önce de ikaz edildiler. Tophane böyle şeyleri kaldırmaz.”

Mahalleli belediyeye kızgın

Futbol kulübünden, mahalle nüfusunun %45’ini oluşturan Siirtlilerin kahvesine doğru yol alıyoruz. Çaylar ikram ediliyor. Sohbete katılan hemen herkesin asıl şikayetçi olduğu durum yerel yönetimin tavrı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın oylarının çoğunu Tophane’den toplamasına rağmen, olaylar sonrasında Tophanelinin arkasında durmamasından yakınıyorlar. Peki AKP’li belediye başkanının yanlış buldukları uygulamaları bir dahaki yerel seçimlerde oylarını etkileyecek mi? Görünen o ki evet. Partiye değil kişiye oy verdiklerini belirtiyor Tophane kahvesindekiler.

Mahalleli, saldırının referandumun hemen arkasından yaşanmasından dolayı durumun çarpıtıldığı görüşünde. Tophaneliler olayın organize olmadığını, sıcak gündeme denk geldiğini düşünüyor. Zaten saldırganların Tophaneli olduğu konusunda kimsenin şüphesi yok: ‘Buraya yabancı asla giremez.’ Kahvedekilerin bazıları da, bu olayın medya tarafından muhafazakarlık - özgürlük ikilemine indirgendiğini düşünüyor. Tophaneliler, özellikle Bedri Baykam’ın saldırıyı Sivas Madımak Olayları’na benzetmesine tepkili.
 
Tophaneliler cephesinden galeriler

Peki galerilerle ilgili ne düşünüyorlar? Kahvedekilerden biri, sanata karşı olmadıklarını, fakat galericilerin şimdiye kadar kendilerini davet etmek için bir şey yapmadığını söylüyor. Mahallede galerilerin açılmasından memnun olan mahalle sakini, “Ben istemez miyim galeri dolsun buraları” dedikten sonra ekliyor: “Ama sen içki alemine çevirirsen olmaz.” Kahvedekilerden biri yaşanan olaylarla ilgili şöyle bir benzetme yapıyor: “Bu olay siz plajda eğlenirken sırf sizi tahrik etmek için 20-25 başı kapalı kadının gelip ‘utanmıyor musunuz bu kıyafetle oturmaya?’ demesine benzer.” Esnaf, sanat galerileriyle aralarında sorun olmadığını söylese de, Galataport ihalesinden dolayı galerilerin civardaki her yeri almak istediğini düşünüyor. Şimdilik mahallelinin bu ‘değişime’ direndiği malum, fakat birkaç yıl sonra ne olacağını kestirmek zor.

“Şiddeti kınıyoruz ama.. demek şiddeti meşrulaştırır”

Tophane’deki olayların taraflarından biri olan galeri sahipleri geçen sürenin ardından konu üzerine konuşmakta oldukça isteksizler. Nedeni ise medyada konunun oldukça çarpıtılması ve söylediklerinin farklı yansıtılması. Outlet Galerisi’nin bir çalışanına göre, basın olayın gündeme taşınmasıyla ilgili pozitif bir rol oynarken, ilerleyen süreçte şiddetin meşrulaştırılmasına katkı sağladı. Adının yazılmasını istemeyen çalışan olay hakkındaki kimi yazıların rahatsız edici olduğunu söylüyor ve ekliyor: “ Basında ’Evet şiddeti kınıyoruz ama...’ şeklinde cümleler kullanılıyor. O ‘ama’dan sonra gelecek şey çok önemli. Tophane saldırılardan sonra biz bu ‘ama’nın genelde şiddeti meşrulaştırır bir şey olduğunu gördük.”

“Mahalleli de biz de kullanılıyoruz”

Olayların ardından, medyada yer alan haberlerin bir kısmı, civardaki ‘mutenalaşma’ sürecinde galerileri suçlu buluyordu. Galeri işletmecilerinden bazıları, soylulaşma sürecinin bilinçli olarak yapılmadığını, galerilerin ve yabancı küratörlerin bölgeye gelmesiyle oluşan doğal bir süreç olduğu kanısındalar. Söz konusu soylulaştırma suçlamaların ise onlara göre yapılan şiddeti meşrulaştıran bir tarafı var. Outlet çalışanına göre Tophane’deki mutenalaşma, Galataport süreciyle başlayan bir olay. Galerilerin bu süreci hızlandırıcı etkisi olduğunu yadsımıyor. Fakat asıl durumu sorun haline getirenin yerel yönetimlerin beceriksizce politikaları olduğunu belirtiyor: “Aslında hem mahalleli, hem de biz kullanılmış oluyoruz.”

Tophane: Hem merkezi, hem hesaplı

Galeri sahiplerinin mekan olarak Tophane’yi seçmesinin en büyük nedeni bu semtteki kiraların diğer dükkan açılabilecek semtlerden çok daha ucuz olması. Tophane’de galeri kiraları en fazla 2 bin lirayken, Nişantaşı’nda en az 4 bin lira. Yani ‘Güncel sanatın fiyatı oldukça fazla’. Tophane’nin seçilmesinin diğer bir önemli nedeni ise konumu. Pi Artworks’ün sahibi Yeşim Turanlı’nın galerisi daha önce Ortaköy’deymiş. Fakat Tophane’ye taşınmayı uygun bulmuş: “İstiklal Caddesi’ndeki Mısır Apartmanı sanat dünyası için önemli bir yer olmuştu. Boğazkesen Caddesi ise İstanbul Modern’den başlayıp Mısır Apartmanı’na doğru uzanan hattın tam ortasında. Üstelik buradaki kiralar diğer yerlerden oldukça uygun” Galeri sahiplerinin bazıları Tophane halkının, hitap ettikleri sanatsever kitleden beri galerinin kepengini bir kere bile yalnız indirmediğini vurguluyor. “Alçakgönüllü olmak lazım. Bu çevrede yeni birisi olarak pek çok şeyin bana düştüğünün farkındayım.” diye ekliyor.
 
“Bizi istemeselerdi daha önce böyle olaylar yaşardık”

Bir kısım galerici eylemin planlı olduğunu düşünüyor. Saldırganların tamamının Tophaneli olduğundan ise kuşkulular. Öte yandan mahallelinin haberi olmadan salt yabancı bir grubun böylesine bir saldırıyı gerçekleştiremeyeceğinin de farkındalar. Daha önceden tehditler aldıklarını fakat bunları saldırıyla bağdaştırmanın yanlış olacağını söylüyorlar. Pi Artworks’ten Yeşim Turanlı: “Üç sezondur buradayız. Bizi istemeselerdi daha birinci senede böyle olaylar yaşardık.”

Galeri sahipleri medyada olayın şiddet boyutunun es geçilmesinden şikayetçiler. “Televizyon programlarında, konuyla ilgisi olmayanların da konuştuğunu gördük. Belki bizim de bu süreçte, 2 sene boyunca, yanlışlarımız olabilir. Ama hiç bir şey, hiç bir yanlış bu şiddeti meşrulaştıramaz. İnsanların suratlarına biber gazı yemelerini, camların kırılarak insanların galerilerin içine hapsedilmesini meşru kılamaz.” diyor Outlet’te çalışan kişi. Saldırıdan sonra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, semti ziyaret edip “Birlikte yaşama” mesajları verdiler. Galericilerin büyük bölümü olaydan sonra savcılığa dilekçe verdi. Bununla ilgili hukuki süreç devam ediyor.

21 Eylül akşamından bir hafta sonra, galericiler, saldırı nedeniyle gerçekleştiremedikleri sergi açılışlarını yaptılar. Şu anda gerginlik yatışmış gibi gözüküyor. Fakat, uzun vadede mutlak bir barış ortamının sağlandığı söylemek şimdilik zor. Tophane’de geçirdiğimiz bir gün sonunda vardığımız kanı, yerel yönetime büyük bir sorumluluk düştüğü. 5 yıldır, Tophane’de arttığı söylenen gerginliğin yerini barış ortamına bırakması için yerel yönetimin elini taşın altına koyması gerekiyor.

“Ailevi değerlerimize zarar gelmesin”

Eyüp Güzel

Tophane Haber Merkezi

Tophane’de kimler oturuyor ?

Mahallede Siirt, Bitlis, Erzincan ve Rize’den gelenler ve romanlar var. Benim ailem 130 yıldır burada yaşıyor. Tophane’de Anadolu kültürü hakim.

Galericilerle mahallelinin arası nasıl ?

Galericilerle sıkıntımız yok genel olarak. Orada ne yapıldığıyla ilgilenmiyoruz da. Türk-İslam sanatı olsa ilgimi çekerdi. Açılışla ilgili sorunumuz dışarıda duran insanlar yüzünden yolun araç ve yaya trafiğine kapanması. İçkiyle de semt insanının problemi yok. Ama mahallemizden görmüyoruz bu insanları. Bugüne kadar semt insanına 2. sınıf insan muamelesi yaptılar. Tüm galericileri aynı kefeye koymak da yanlış.

Tophaneli genel olarak neyden şikayetçi?

4 yıllık bir süreç bu yaşananlar. Bölge insanının inancını tahrik ediyorlar. Gece yarısı apartman içinde, sokaklara taşan müzik sesleri var. İç çamaşırıyla pencereye çıkmak özgürlük değildir.Ayrıca okulların ve camilerin yanında içkili restoranlar açılmaya başladı, bundan da rahatsızız. İçki içilsin ama okul yanında içilmesi farklı. Ramazan davulcusunun üzerine içki atıyorlar evden mesela. Özellikle, mahallede açılan hostellerden şikayetçiyiz. Dernekler belediyeye mahalledeki bu hostellere ruhsat verilmemesi hakkında bir dilekçe vermişti. Kumbaracı 50’de, fahişe rolündeki melek oyununda da dilekçe vermiştik. Kimse dikkate almadı. Belediye başkanı tüm bu süreçte ikiyüzlü bir tavır takınıyor.

Tophane’nin değerlenmesinden muzdarip misiniz ?

Ben ev sahibi olduğum için mülkümün değerinin artması işime gelir. Tamam burası değerlensin ama ailevi değerlerimize de zarar gelmesin. Mahallenin yazılı olmayan kültürüne saygı göstermezsen saygı görmezsin.

Medya sizce bu olayı nasıl gördü, siz kendinizi ifade edebildiniz mi ?

Bence olayın sonrasında Tophaneli derdini iyi anlattı, fakat tüm medya mecraları bunu aktarmadı. İlk gün çıkan yayınlarda galeriye içki baskını olarak verildi genelde. Referandumun ertesine gelen bir olay olduğu için, bunun muhafazakarlık üzerinden verileceğini tahmin ediyordum.

Peki bundan sonra ne olacak ?

Karşılıklı samimiyet konusunda kuşkular devam ederse olaylar da devam edecektir. Olaylar sonrasında, sözleşmesi bitince mahalleden ayrılmayı düşünen galericiler ve hosteller var. Yaşananlar bu açıdan işe yaradı. Tophaneliye de, yeni gelenlere de belediyeye de ayar çekildi.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3