Dersimiz: Öğrenci Hakları



Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20’si öğrencilerden oluşuyor. Buna karşılık ülkemizde öğrenci hakları hâlâ yetersiz kalıyor, öğrencilerin önlerine çizilen sınırlar ise netliğini koruyor. Öğrencilerin haklarını elde etmek konusundaki farkındalığı ise başlı başına bir tartışma konusu olarak karşımıza çıkıyor.
Haber: Çiğdem Toparlak, Ramazan Durak, Esma Baycan, Büşra Seden, Orhun Kayaalp, İpek Arslan

Öğrenciler, toplumun eğitim alan, özgür ve özgün düşünen ve bir şeyleri değiştirebilme inancını içinde taşıyan kitlesi olarak öne çıkıyorlar. Türkiye gibi gençliğin, nüfusun büyük bir bölümünü teşkil ettiği bir ülkede, öğrencilerin önemi daha da büyüyor. Üniversitelerde geleceğin “demokratik toplumları”nı oluşturacak gençler yetişiyor. Peki, bu gençler kendi içinde bulundukları sistemlerde, okullarda, üniversitelerde demokratik bir ortam bulabiliyorlar mı? Seslerini yükseltebiliyorlar mı? 80li yılardan itibaren apolitik ve düşünmeyen bir kitle olarak eleştirilen öğrenciler haklarından haberdar mı? Bunlar için mücadele ediyorlar mı?

Öğrenciysen, hakkın var!
Öğrencilerin eğitim alma haklarının yanı sıra bu eğitimlerini sağlıklı devam ettirebilmeleri için barınma, beslenme, kendini geliştirmek için gerekli olan kültürel haklar gibi çeşitli haklara sahip olmaları gerekiyor. Öğrenciler üniversitenin idari sistemiyle olan problemlerinde yargıya başvurabiliyorlar. Bunun dışında YÖK sisteminde üniversitelerin esas unsuru olan öğrencilerin hakları adına özel bir düzenleme bulunmuyor. Avrupa Birliği’ne giriş süreci ve Bologna Bildirgesi sonucunda öğrenci temsiliyetinin önem kazanmasıyla bazı mekanizmalar oluşturulmaya çalışılıyor ve sonuç olarak Ulusal Öğrenci Yönetmeliği çıkarılıyor. Yönetmelik çerçevesinde Türkiye’de bulunan bütün üniversitelerin öğrenci konseyleri ve bir üst yapı olarakta Ulusal Öğrenci Konseyi kuruluyor. Fakat uygulama alanına baktığımızda bu mekanizmanın etkili bir şekilde çalışmadığı görülüyor.

Örnek alınan Avrupa profili nedir?
Avrupa’da ve dünyada öğrenciler haklarını kendi kurdukları oluşumlarla belirliyor ve koruyorlar. Bunlardan en çok bilineni ESU yani Avrupa Öğrenciler Birliği (Europeen Students’ Union). ESU 38 ülkeden 49 ulusal öğrenci birliğinin buluştuğu ve toplamda 10 milyon öğrenciyi temsil eden bir platform. Öğrencilerin eğitim, sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda Avrupa kapsamında temsiliyetini gerçekleştiriyor. Avrupa Konseyi ve UNESCO nezdinde tanınan ESU, 1991’den beri üyesi olan öğrenci birliklerinin “hak yapma” kuvvetini arkasına almasıyla birlikte politik, yaptırım gücü olan bir konseye dönüştü. ESU’ya dâhil olabilmek için saydamlık ve demokratiklik gibi bazı kıstasların yerine getirilmiş olması gerekiyor. Öğrencilerin sorunları ve ihtiyaçları doğrultusunda çeşitli çalıştaylar oluşturan oluşumun tarihinde bir Türk öğrenci birliğinin temsiliyeti söz konusu olmamış. Bu tablo çok da hayret verici değil zira Türkiye’de köklü ve devamlı, işleyen bir öğrenci oluşumundan bahsetmek mümkün olamıyor.

Öğrenci Konseyi ne yapabilir?
Öğrenci konseyi, öğrenci haklarını savunmak ve geliştirmek için çalışmalar yapabiliyor fakat bu çalışmalar sınırlandırmalar nedeniyle oldukça yetersiz kalıyor. Yurtdışında üniversitelerde yer alan parlamentolara öğrenci birliklerinin direkt katılımı ve oy hakkı olduğu görülürken Türkiye’deki üniversitelerde bırakın öğrencileri ve konseyleri, araştırma görevlilerinin bile oy hakkı olmadığı görülüyor. Öğrenci konseyleri, Türk üniversitelerinde sadece danışma kurulu niteliği taşıyor. Üniversitelerde alınacak çeşitli kararlarda sadece tavsiye niteliğinde katkıda bulunabiliyorlar. Öğrenciler herhangi bir sorunları olduğunda ve öğrenci konseyine başvurduklarında, öğrenci konseyi bunu rektörlüğe iletebiliyor fakat sorunun giderilip giderilmemesi tamamen rektörlüğün inisiyatifine kalıyor. Öğrenci temsilcilerinin idare karşısında daha güçlü durmaları için arkalarına temsil ettikleri öğrencileri almaları gerekiyor. Bunun için de öğrencilerin bu konseylere yüksek bir katılım göstermesi gerekiyor

Öğrenci Konseyi tek seçeneğimiz mi?
Türkiye’de öğrenci konseylerinin dışında öğrencilerin başvurabileceği elle tutulur bir oluşum bulunamıyor. Kaldı ki, öğrencilerin sendika kurma hakkı hala kanunlardaki belirsizlikler yüzünden tam olarak tanınmış değil. Buna alternatif olabilecek siyasi partilerin gençlik kolları çalışmalarına baktığınızda öğrencilerle ilgili ufak tefek düzenlemeler dışında belirli bir hareket görülmüyor. Keza STK’ların yönetmeliklerinde de öğrenci haklarına veya öğrencilere ilişkin bir düzenleme görülmüyor. Öte yandan belediyelerin gençlik meclisleri öğrencilere, talep ettikleri sürece, haklarını geliştirmeleri ve korumaları adına bir alan açıyor. Fakat bu kurumların, öğrencilerin siyasi görüşleri ve inanışlarına bağlı kalmaksızın çalışmasını sağlamak öğrencilerin dirayetine ve mücadele gücüne dayanıyor.

Bir şey yapmalı!
Öğrencilerin bir araya gelmesi, çeşitli nedenlerle ortak bir platform oluşturması, Türkiye’nin siyasi geçmişine baktığımızda, yönetim nezdinde çeşitli çekincelere neden oluyor. Bu durum öğrenci oluşumlarının güdük kalmasında önemli bir rol oynuyor. Haklarını talep etmek ve korumak isteyen öğrencilerin ilkin birey olarak hakları konusunda bilinçlenmesi, idari yapının kendilerini hakları konusunda aydınlatmasını talep etmesi gerekiyor. Daha sonra ise ellerinde bulunan araçları olabildiğince etkili bir şekilde kullanmaları, bu oluşumlara, özellikle üniversite içindeki öğrenci konseylerine destek vermeleri gerekiyor. Hepimizin aklında bu gibi oluşumlara destek verdiğimiz takdirde ne kadar dikkate alınacağımız, boşa kürek çekip çekmeyeceğimiz konusunda soru işaretleri yer alıyor. Fakat haklarımız ve imkânlarımız bizim talep ettiğimiz oranda önem kazanıyor ve korunuyor. Evrensel boyutta inanılan bir düşüncenin doğruluğu bir kez daha kanıtlanıyor:

Haklar verilmez alınır!

Onur Acar
GSÜ Hukuk Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi 2007–2008 GSÜ Öğrenci Konseyi Başkanı

Türkiye’de ilk öğrenci konseyleri ne zaman oluşturuldu?
Öğrenci konseylerinin tarihi 60’lı yıllara kadar gidiyor. Özellikle ODTÜ’de ve ‹TÜ’de, o zamanın hızlı siyasi hareketleri içerisinde çok önemli rol oynamışlar ama daha sonra bunlara tamamen bir son verilmiş. Günümüze baktığımızda, Türkiye’de Avrupa Birliği ile ilişkileri biraz daha iyileşiyor. O sırada üniversitelerde öğrenci konseyleri kuruluyor ve üniversiteler tarafından tanınıyorlar.

Türkiye’de konseylerin ne gibi bir söz hakkı var?
Sadece danışma kurulu niteliğindeler. Öğrenci konseyi başkanı üniversite yönetim kurulu ve senatonun toplantısına gider, rektör sorar “Bu konuda öğrencilerimizin görüşü nedir?” diye veya gündeme öğrenci sorunları ile ilgili bir madde eklenebilir. Ayrıca, fakülte kurulu toplantısına katılması mümkündür.

Peki, öğrencilerin üniversitede konsey dışında haklarını savunma yöntemleri nelerdir?
Öncelikle birey olarak kendi haklarımızın bilincinde olmalıyız. Bir haksızlık yapıldığı zaman öğrenciler bununla ilgili gerekli yerlere gerekli şekilde nasıl başvurabileceklerini bilmeliler. Nereye dilekçe vermesi lazım, nasıl yazması gerekiyor? Başvurusu reddedildiği zaman nasıl dava açabilir? ‹dareye dava açma hakkı var. Sizi haksız yere sınıfta bıraktıkları zaman dava açma hakkınız var. Ama nasıl açabilir? Pek çok öğrenci bundan haberdar değil.

O halde öğrenci olarak bir şikâyetimiz olduğunda okulda nereye başvurmamız gerekiyor?
Bu şikâyetimizin konusu olan sorununuza bağlı olarak değişiyor. Eğer fakültenin yaptığı işlem nedeniyle ise fakülteye başvuracağız. Doğrudan üniversite yönetimi, rektörlüğün yaptığı bir işlemse rektörlüğe dilekçe vereceğiz. Bölüm başkanı ya da bölüm hocalarının yaptığıysa bölüme vereceğiz. Veya kütüphane ile ilgili bir sorunsa kütüphaneye vereceğiz. Yani nereyle meseleniz varsa oraya vereceğiz.

Öğrenci konseyi bizi resmi makamın karşısında savunabilir mi?
Elbette. Diyelim ki öğrenci üniversite yönetimini yaptığı bir işlemden dolayı hakkının ihlal edildiğini düşünüyor. Ya da herhangi bir düzenlemenin yapılmasını istiyor. ‹lk olarak üniversite rektörüne dilekçe veriyor. Öğrenci Konseyi Başkanı, bu dilekçenin değerlendirileceği üniversite yönetim kurulu gündemine girmesini sağlıyor. Ayrıca, daha önce bu dilekçe öğrenciler arasında tartışılıp proje olarak geliştirilip idarenin karşısına sunulabilir. Önemli olan,  öğrencilerin somut olarak bir araya gelip problemi belirlemesi ve somut çözüm önerisi sunması gerekir. Karşımızdaki devlet bizse vatandaş. Onun için bireylerin sadece kendilerine değil organize olarak müracaat etmeleri gerekiyor.

Ezgi Emre
GSÜ Siyaset Bilimi 2. Sınıf öğrencisi Öğrenci Konseyi Sözcüsü

Öğrenci Konseyi neler yapıyor?
Bizce okulun temel problemi iletişimsizlik. Mesela hocaya “Hocam ben nasıl geçeceğim?” diyorsunuz “Ben bilmiyorum.” diyor. Fakülte sekreterliğine gidiyorsunuz “Ben de bilmiyorum.” diyor. Yani her yere gidiyorsun kimse bir şey bilmiyor. Ortada yönetmelikler tüzükler varsa öğrencilerin bunu çok basit bir şekilde bilmesi lazım. Örneğin geçen sene Elif fiafak ve Erkan Oğur söyleşiye geldi. Söyleşilerin ikisi de aynı saatteydi. Bu kulüpler arasında büyük bir koordinasyon eksiği olduğunu gösteriyor. Çözüm olarak internet sitemize bir takvim koymayı düşünüyoruz. O takvimde gün gün hangi kulübün hangi aktivitesi olduğunu, okuldaki konferansları duyuracağız. Ayrıca dilek-şikâyet kutusu gibi bir şey de yapmayı planlıyoruz. Öğrenciler bizden bir şeyler talep etsin ki biz de onu iletelim.

Öğrenci Konseyi’nin öğrenci haklarını nasıl koruyor?
Öğrenci Konseyi aracı bir kurum. Mesela öğrenciler “Tuvaletlerde tuvalet kâğıdı istiyorum.” diye rektöre veya idare müdürüne gidemez. Ama Öğrenci Konseyi aracılığıyla yapabilir. Öğrencinin temsilini sağlar. Parlamenter rejimleri çok iyi biliyoruz. Bu okulda yaklaşık 2500 öğrenci var. Bu insanların da temsil edilecek bir yere ihtiyacı var. Burada mikro düzeyde bir parlamento oluşturuyoruz.

Peki, Öğrenci Konseyi’nin yaptırım gücü nedir?
Öğrenciyi ilgilendiren konularda yönetim kuruluna katılabiliyor ama oy hakkı yok. Bunun dışında rektörden randevu alabiliyoruz. Bireysel olarak öğrenciler rektör nezdinde dikkate alınmaz. Ama Öğrenci Konseyi alınıyor. Ama YÖK’ün öğrenci konseylerinin nasıl işlediğine dair, görevlerine dair yayınladığı bir yönerge var. Biz onların üstüne çıkamıyoruz sadece bazı yerlerini değiştirebiliyoruz.

Peki, Öğrenci Konseyi’nin öğrencileri bilinçlendirmek adına yaptığı bir faaliyet var mı?
Broşürler hazırlıyoruz. ‘Öğrenci konseyi nedir?’ ‘Ne işe yarar?’ ‘Bize nasıl ulaşabilirsiniz?’ gibi başlıklar olacak içinde.  Broşürler şu an baskı aşamasında, dağıttığımız zaman, insanlar okursa hakikaten kafalarında bir fikir oluşacak.

Öğrenci Konseyi’nin yapabileceklerinin sınırları nedir?
Okuldaki işlerle ilgili çok fazla sınırlandırıldığımız nokta var. Ama okulun dışındaki işlerde talepler geldiği zaman ve konseyde doğru çalıştığında ucu açık.Mühim olan birinin beyninde ışık yanması. Kimin kafasında bir ışık yanarsa gelip Öğrenci Konseyi’ne söylemeli.

GençSen’in kuruluş hikayesi nedir?

Bir öğrenci sendikası kurulması fikri, 2000’li yılların başından itibaren D‹SK’in gündeminde olan bir fikirdi. 2006’da Fransa’daki CPE süreciyle daha fazla ilgi gösterilir bir konu oldu bu. Ondan sonra artan girişimlerle GençSen, 2007 yılının aralık ayında Ankara’da yapılan kurucu genel kurul ile oluştu. Arkasından üniversitelerde şubeler hayata geçirildi ve tüzüğün oluşturulmasıyla birlikte sendika tüzel bir kişilik kazandı. Yakın bir zamanda, senelik bilançolarının çıkarılacağı bir genel kurul toplayacaklar.

Selim Sezer
Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Öğrencisi GençSen GSÜ Yönetim Kurulu üyesi

Sendikalaşmanın öğrencilere getirdiği yararlar nelerdir?
Bu meseleden bahsederken aslında GençSen’in hangi ihtiyaçlar üzerinden kurulduğundan bahsetmek gerekebilir. Avrupa’nın birçok ülkesinde başta Fransa olmak üzere öğrenci sendikaları bulunuyor. Bunların varoluş amacı, öğrencilerin özörgüt gücünü oluşturarak kendi taleplerini, gündemlerini, ihtiyaçlarını örgütlü bir biçimde duyurabilmesini sağlamak, aynı zamanda da bir dayanışma ağı oluşturabilmek. GençSen, öğrencilerin başta öğrenim hakları olmak üzere politik örgütlerden kısmen bağımsız kendi mücadele hakkını yaratabilmesi amacıyla kuruldu. Barınma hakkı, ulaşım hakkı, harçlar veya genel olarak parasız eğitim gibi konularda politik duruşundan bağımsız her bir öğrencinin kendi sorunu olan şeyler için birlikte mücadele edebilmesini amaçlıyor.

Öğrenci konseyleri de bunu yapmıyor mu?
Öğrenci konseylerinin kuruluş amacı belki biraz böyle olabilir ama açıkçası öğrencilerle arasında bir mesafe olduğunu düşünüyorum. Bizim okulumuzda ya da diğer okullarda öğrenci konseyleri aynı misyonla aynı amaçlar için mücadele edebilir ama GençSen teker teker üniversite kampüslerinde bu tür çalışmaların uygulanmasının dışında Türkiye çapında birlikte hareket eden tek bir sendika olmayı hedeflediği için öğrenci konseylerinden bu noktada ayrılıyor.

Öğrencilerin problemleri nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
Sendika üyesi olan ya da çevresinde bulunan öğrenciler, kendi sorunlarını sendikaya taşıyabilirler. GençSen’in zaten bir sloganı var: “Pasosu olan herkese sendika!” diye. Ünivesite öğrencisi olan herkes kimlik fotokopisi vererek üye olabiliyor ve ondan sonra GençSen’in çalışmalarına katılabiliyor. Yani bu yerelliklerde kendi sorunlarını sendikaya taşıyabilirler.  fiu an için -2 yıl oldu sendika kurulalı- sendika henüz bu “olgunluğa” ulaşmadığı için sizin tarif ettiğiniz türden bir ilişkilenme henüz olmadı ama zaman içinde olacaktır.

GSÜ’de pek görünmüyorsunuz. Bizim hiç mi sorunumuz yok?
Üniversitenin kuşkusuz ciddi sorunları var fakat bunlarla ciddi şekilde ilgilenebilmenin önünde birkaç engel var. Birincisi; GençSen bir sendika olarak her yerde tanınmıyor. Mesela ‹Ü’de öğrenciler GençSen masası açtığı için okuldan uzaklaştırma alabiliyorlar. Bu tür hukuki engellerden dolayı da GençSen bir çalışma yapamıyor. ‹kinci olarak şu ana kadar geniş bir örgütlenme başarısı gösteremedik. Geçen yıl itibarıyla ünivesitemizde 25 kadar üye vardı. fiu anda yeniden toparlanma sürecine girdik.

GençSen’in D‹SK’le bağlantısı organik mi?
Evet organik bir bağ var. Konfederasyonun üyesi olan sendikalardan bir tanesi. Türkiye’de sendikalar kanununa göre sendikaların taşıması gereken bazı kriterler var. Bu yüzden, öğrenci sendikası olamayacağı iddiasıyla GençSen de şu anda bir kapatma davasıyla karşı karşıya. GençSen bir sendika olarak tanınmaktan ziyade bir siyasi oluşum olarak kabul ediliyor, dolayısıyla çalışmaları her yerde aynı rahatlıkla süremiyor.

GençSen’in şimdiye kadar hangi öğrenci sorununu çözdü?
Yanlış hatırlamıyorsam geçen sene Eskişehir’de bir ulaşım zammı geri aldırılmıştı. Bunun dışında başka somut bir kazanım yok.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3