GSÜ'nün spor ile imtihanı



Türkiye'nin en büyük spor kulüplerinden biri ile aynı adı taşıyan Galatasaray Üniversitesi, spor imkanları bakımından adaşı ile tamamen tezat bir durum içinde: Üniversitenin Ortaköy'deki yegane yerleşkesinin içinde tek metrekare bile spor alanı bulunmuyor. Bahçeşehir'de yapılacağı vaat edilen spor kompleksinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Bütün imkansızlıklara karşılık, bazı GSÜ öğrencileri ders arası boş zamanlarını doldurmanın yolunu çoktan bulmuş bile. İşte GSÜ'de sporun son durumu
Haber ve fotoğraf: Gözde Kazaz, Barış Mumyakmaz

Galatasaray Spor Kulübü 100. Yıl fiurası'nda dönemin GSÜ Rektörü Prof. Dr. Duygun Yarsuvat bir müjde vermişti: Üniversiteye hibe edilmiş olan Bahçeşehir’deki araziye bir spor salonu, ilköğretim okulu ve spor akademisi yapılacaktı. Aradan 3 yıl geçti, spor salonunun inşaatı tamamlandı fakat hala faaliyete geçebilmiş değil.
En iyi ihtimali göz önünde bulundurarak Bahçeşehir’deki spor salonunun kısa sürede faaliyete geçtiğini düşünelim. Peki, gerçekten bu durum okulda herhangi bir spor olanağından yoksun biz öğrenciler için gerçek bir çözüm olacak mı?
İnsanı düşündürten ilk faktör okul ve salon arasındaki mesafenin uzaklığı. Bir servis konulacak olsa bile bu servis hangi aralıklarla ve ne kadar sıklıkta kullanılabilecek, bu sorular havada kalıyor.

Spor GSÜ'ye lüks
Yetkililerle konuştuktan sonra voleybol, yüzme ya da basketbol gibi bir üniversitede gerçekleşmesi elzem spor faaliyetleri talebimizin aslında ne kadar da lüks olduğunu görüyoruz. Çünkü okulun spora ayrılan ödeneği takımlara bile yetmiyor. Bürokratik engeller ağından bizim spor yapma isteği de nasibini alıyor.
İş yalnızca yönetimle mi bitiyor? Hayır. Kampüs içinde görüştüğümüz birçok GSÜ öğrencisi, üniversite spor kulüplerinin kendi içlerine kapanmasından şikayetçi. Çünkü yılda yalnızca bir kez tanışma toplantısı düzenleyen kulüpler, okulun içindeki genel iletişimsizlik sorunundan dolayı bir daha sesini duyuramıyor. Bunun sonucunda da kulüplere yeterli öğrenci gelemiyor, faaliyetler sayı azlığından gerçekleşemiyor. Malum spor da anca yapılınca işe yarıyor. GSÜ öğrencileriyse okul içinde spor yapacak yer olarak sadece merdivenlerin önündeki boş alanı ve binaların içindeki bazı salonları bulabiliyor.   

Spor yapabilenler de var ama...
Yine de bazıları için durum o kadar da kötü değil. Yeterli katılım sayısı ve zaman bulan üniversite spor kulüplerinin yaptıklarını göz ardı etmek istemiyoruz. O yüzden, okulumuzun en iyi işleyen kulüplerinden biri olan GSÜ futbol takımı ile görüştük. Ancak onların bile birçok başarıyı hangi zorluklar altında kazandıklarını görmek düşündürücüydü.
Profesyonelliğe çok yakın olan GSÜ futbol takımının karşısında okulda ders aralarını alternatif bir şekilde değerlendiren GSÜ ''sahil futbol takımı'' belki de kampüs içi spor adına hepimiz için en iyi örnekti. Ancak onların spor imkanlarının sınırlı olması hevesimizi kırdı.

Sonuç
Kısacası, şimdilik spor cephesinde yeni birşey yok. Fakat Bahçeşehir’deki spor salonu açılana kadar siz merakı olanlar yine de spor yapmayı ihmal etmeyin. Okula gelirken 3 durak önce inip tempolu yürüyüş yapın, yemekhane kuyruğunda beklerken birkaç şınav çekin ya da evinizden topunuzu getirip kantinin üstündeki boş alanda idman yapın. Ne demişler: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

''Mali konular sorun yaratıyor. Sonuçta yönetim için spor, ders dışında bir zaman''

Konuyla ilgili görüşütüğümüz GSÜ Spor Müdürü Cumhuriyet fiahin ise sorunun bütçeden kaynaklandığını söylüyor.

Okuldaki spor kulüplerine spor müdürlüğünce verilen bir ödenek var mı?
Hayır yok. Herkes aylık bir ödenek var sanıyor ama “Sağlık, spor, kültür” diye bir bütçe ayrılır yılın başında. O bütçeden örneğin top almak için, antrenman için para alınır. Yüzme takımından öğrenciler çalışmak zorunda olduğunda örneğin 10 saat 12 saat bir kulvar kiralıyoruz, onu ödüyor. Fakat yılın başından sonuna kadar havuz kiralamaya bütçe müsait değil. Yılbaşında gelmiş bir parayı bütün bir yıl boyunca yapılacak faaliyetlere dengeli bir şekilde yaymaya çalışıyorsun.

Neye göre dağıtılıyor bu bütçe faaliyetler arasında?
Önemine ve resmi oluşuna göre. Herhangi bir üniversitenin müsabakasına gitmek isteyen öğrenciyi göndermiyoruz örneğin. Devletin düzenlediği üniversite sporları federasyonunun resmi faaliyetlerine, müsabakalarına katıldığımız zaman bu işler daha kolay oluyor.

Devletin dışında üniversitenin vakfından alınan maddi bir yardım var mı?
Vakfın üniversiteye herhangi bir yardımı yok. Genelde liseye yapılıyor yardım.

Galatasaray Lisesi’nin salonu kullanılmıyor mu antrenmanlar için?
Evet, futbol,voleybol ve basketbol idmanları için salon kullanılıyor. Üniversiteden liseye okulun servisi kalkıyor idmanlar için, fakat genelde saat 18'den sonra yapılıyor idmanlar, çalışma saatini geçtiği için servis şoförleri ikna ediliyor. Arada sırada çocuklar aralarında biraz para toplayıp şoförün mesaiden sonra kalmasını biraz gönül hoşluğuna çeviriyorlar. Sporu taşıyan şoför fedakarlık ediyor. Yani şartları zorlayarak burada spor yapmaya uğraşıyoruz.

Takımda olan öğrenciler için bir şeyler yapılıyor az çok fakat okulun içinde boş zamanlarında spor yapmak isteyen öğrenciler ne olacak?
Takımın dışında spor yapmak isteyenlere hiçbir hizmet veremiyoruz. Bir kondisyon merkezi açılabilir örneğin fakat bunu projeye almaları lazım. Bunlar benim de istediğim ve teklif ettiğim şeyler. Aslında okulda bir kondisyon merkezi açılması için teklifte bulundum ama üniversite yönetimi okul bütçesi ile öncelikle derslik açığını kapatmak istiyor.

Neden olmuyor peki?
Neden olmadığını ben de bilmiyorum. Spora bakan insan olarak bu isteklerde devamlı bulunuyorum. Mali konular sorun yaratıyor. Bir de eğitim öğretim önceliği var, öğrencinin ders yapabileceği bir sınıfın olması daha öncelikli. Sonuçta yönetim için spor yapmak ders dışında bir zaman.

Bahçeşehir'deki spor kompleksinde son durum nedir?
Hentbol, basketbol ve voleybol oynanabilecek salonun fileleri ve potaları bile takılı durumdayken, elektrik, su ve doğalgazı bağlatılmışken neden bir türlü açılamıyor? Konuyla ilgili görüştüğümüz GSÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. fiakir Ersoy’a göre en önemli neden tesise hala doğru düzgün bir yol yapılamamış olması. Yol bitmeden salonun açılmasının hiçbir mantığının olmadığını belirten Ersoy, gerekli paranın bulunması için ayrılan fonun yeterli olmadığını söylüyor. Bu durumda, devlet planlama teşkilatından beklenen para akışı sağlanırsa salonun eksik altyapı sorunları da hallolabilecek. Fakat yakın gelecek yine de pek parlak değil. Tesis planında açılış tarihi 2009 olarak belirtilmiş fakat Prof. Dr. Ersoy bu tarihi pek gerçekçi bulmuyor. Yetki sadece kendisinde olsa elinden gelen en kısa sürede salonu bitirmek için uğraşacağını belirten rektör yardımcısına göre karşılarına çıkan engeller yüzünden hem işlemler yavaşlıyor hem de hazır halde bekleyen fakat bir türlü kullanılamayan bina gün geçtikçe eskiyor. Salon açıldığı takdirde Galatasaray Spor Kulübü ile anlaşıp yaz okulu kurulması gibi projeler var. Kısacası, birçok fikir ve proje var, ah bir de şu salon açılabilse..

''Okulda sahil futbol turnuvası yapmak istedik ama yönetim izin vermedi''

Ne kadar zamandır sahilde top oynuyorsun?
Hazırlıktan beri oynuyorum. Bu da 6 seneye tekabül ediyor.

Sahilde top nasıl oynanır?
Belli bir zamanı yok. Fırsat buldukça ders aralarında arkadaşlarla bir araya gelip oynuyoruz. Ama özellikle organize edilen bir olay değil. Sayı da önemli değil. Kaç kişi olursak ona göre oynuyoruz. Topu gidip Ortaköy'den alıyoruz. Kaleleri için iki bank çekip başlıyoruz. Belirli bir süresi olmuyor maçların. Yorulana ya da bıkana kadar oynuyoruz. Zaten biz yorulmadan top çoktan denize kaçıyor. (gülüyor)

İnsanlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Açıkçası insanların ne düşündüğü çok önemli değil. Biz kendi aldığımız zevke bakıyoruz. Fakat top birilerine çarptığı zaman olumsuz tepkiler almadık değil  açıkçası.

Hiç sahil futbolu işini büyütüp okulda turnuva yapmak istemediniz mi?
Evet. İlk başlarda öyle bir fikrimiz oldu ama okuldan izin alamadık.

Herkesin merak ettiği bir konu var: Neden sahilde top oynuyorsunuz? Vakit geçirmek için mi yoksa keşfedilmeyi mi bekliyorsunuz?
(Gülüyor) Elbette zaman geçirmek için oynuyoruz. Çünkü okulda ders aralarında kantinde oturmaktan başka hiçbir alternatifimiz yok. Fakat boğazdan bir yetenek avcısı geçip bizi keşfederse hayır demem.

Peki, okulda spor adına hiçbir imkanın bulunmaması konusunda diyecek bir şeyin var mı?
Kampüs içi imkansızlıklar spor yapmak için fazladan çaba sarfetmeyi gerektiyor. Başka yerlere gitmek gerekiyor. Okulda spor yapabilmek için okul takımlarından herhangi birinde olmak gerekiyor. Bu da hem yetenek hem de devamlılık gerektiriyor. Amatör olarak kendimizi geliştirebileceğimiz bir yer yok maalesef.

''GSÜ’de sporu teşvik eden idari bir anlayış yok''

Ne kadar zamandır okul takımındasın? Daha önce hiç başka takımda yer aldın mı?
GSÜ Futbol Takımı'nda beşinci seneme girdim. Daha önce de lisede futbol takımındaydım.

Takıma ne kadar zaman harcıyorsun? Antremanlar nerede ve ne zaman oluyor?
Haftada 3 günümü takıma ayırıyorum. Antremanlar Galatasaray Lisesi'ndeki küçük halısahada salı cuma ve pazar günleri oluyor.

Futbol takımı neler yapıyor?
Sürekli yurtiçi ve dışında üniversiteler arası turnuvalara katılıyoruz. Her sene yurtiçinde üniversiteler arası resmi turnuva oluyor. Bunun dışında Hollanda ve İrlanda'da da özel turnuvalara katıldık.

Kazandığınız bir başarı var mı?
Evet. Bir kere yurtiçinde C kategorisi şampiyonu olduk. Benden önceki dönemlerde özel turnuvalarda aldığımız birkaç kupa daha var. 

Bu kadar yoğunluk derslerini etkilemiyor mu?
Hayır. Haftada üç gün ayırmak zor olmuyor, vize ve final dönemlerinde sıkıntı olursa herkes kendine göre izin alıyor. Doğal olarak resmi maçlarda resmi iznimiz oluyor.

Peki, futbol takımı olarak hiç mi karşılaştığınız zorluk yok?
Elbette var. Hazırlık maçları için servisi ve sahanın kira bedelini üniversiteden almamız için uzun prosedürler gerekiyor dolayısıyla alamıyoruz. Servis paralarını ya kendi cebimizden ödüyoruz ya da şoförlerin iyi niyetine kalıyoruz. Ayrıca, antreman takımlarımız da yok.

Son olarak, GSÜ'de kampüs içi spor imkanlarının olmayışı hakkında ne düşünüyorsun? Sence ne yapılmalı?
Okuldaki spor olanakları öğrencilerin girişimine bağlı olmalı. Üniversitenin sağladığı olanakları ancak talep olduğu zaman ölçebiliriz. Ben talep ettiğim zaman üniversitenin bana çok fazla kolaylık sağladığını düşünmüyorum. Daha önemlisi idarinin spora nasıl bakıldığı. Üniversitemizin küçük olması, kampüs içinde spor alanı olmaması önemli sorunlar değil. Daha doğrusu bu sorunlar aşılabilir. Fakat sporu ve spor yapanı teşvik eden bir idari anlayış yok.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3