Dergicilik dağıtım kartellerinin insafında



Düşük tirajları, sınırlı imkânlarıyla kültür, sanat ve düşünce dünyasının canlılığını, bağımsızlığını  ve çeşitliliğini korumak için mücadele veren dergiler, 0cak 2008’de yapılan düzenlemeyle dağıtım tekellerinin insafına bırakıldı.
 
Haber:Cem Özgüzel
 

Türkiye’de dergicilik faaliyetleri, geniş okuyucu kitlesine ulaşamamanın yanında, herhangi bir kurumdan maddi destek görememenin sıkıntısıyla çevrelenmiş durumda. Örneğin 76 yıllık Varlık dergisine bile devlet kütüphanelerinin sadece %10’undan az bir kısmı abone. Bu genel tabloya bir de dağıtım düzeyinde karşılaşılan yaptırımlar eklenince birçok dergi yayın hayatına son vermeye mecbur kalıyor. 12 yılın sonunda 131. sayısıyla (Kasım-Aralık) yayın serüvenine noktayı koyan edebiyat eleştiri dergisi Virgül de bunlardan biri.  Nedeniyse editörünün de belirttiği gibi “tahmin edebilecek ekonomik zorluklar ve dağıtım sorunları”. 

Sistem

Türkiye’de gazete dergi satışı uzun süredir tekel-kartel yapısında yürümekte. Büyük medya gruplarının (Doğan Grubu’na ait Yay-Sat pazar payının %64’üyle lider) dağıtım şirketleri kendi gazetelerini ve dergilerini satmanın dışında başkalarının çıkardığı dergileri ve gazeteleri de dağıtıp bunların satışından pay alıyorlar. Sokaklarda, caddelerde gördüğünüz yüzlerce gazete bayisi, kitapçı, benzinci vb noktalar kartelleşmiş dağıtım şirketinin anlaşmalı bayileridir ve sadece onlardan gelen dergi, gazete ve kitapları satabilirler. Bu sebepten ötürü, kartellerden gelmeyen yayını satması durumunda bayinin anlaşması iptal edileceği ve sonucunda da yüzlerce gazete ve dergiden mahrum olacağı için hiçbir bayii, kartellerle çalışmak istemediğiniz takdirde derginizi satmaya yanaşmayacaktır. Bu durumda ise geriye, ancak kendi olanaklarınızla çevrenize dağıtmak ve üç-beş kitapeviyle anlaşmak kalıyor.

Büyük gazetelerin dağıtım rantabilitesine dayalı olması günlük tirajların denetlenmesi, paraların toplanması gibi ağır işlem maliyetleri oluşuyor fakat ayda bir dağıtılan dergiler için böyle yoğun bir sisteme gerek yok.  Birikim Dergisi yazarı, Galatasaray Üniversitesi Ekonomi bölümü başkanı Prof.Dr. Ahmet İnsel bu durumun hem dağıtım sistemine hem de tüm işlem maliyetlerinin üzerlerine yıkılması dolayısıyla dergilere yük olduğunu, sorunun da burada yattığını söylüyor. 

Yeni şartlar

Ocak 2008’de yeni -ve çok ağır- şartlar getiren Yay-Sat, ilk olarak dağıtmakta olduğu dergilerden 2000 adete kadarı için peşin 1500 TL+KDV alacağını açıkladı. Küçük tirajlı bir dergi için bu, satmadığı, hatta basmadığı derginin parasını vermek anlamına geliyor. Daha büyük tirajlı dergilerde ise, belirli bir rakam belirleniyor (örn.3000) ve bu kadar derginin satılmış olduğunu kabul ederek, güvence olarak ay başında bunların komisyonunu talep ediyor. Dergi satışları ertesinde ödemeleri gereken satış bedellerini en erken bir sonraki ay yapan kartellerin, bu yüksek dağıtım bedelini – ve diğer bedelleri- peşin alması ise ayrı bir adaletsizlik, sömürü örneği.
Halihazırda satılan dergiler, aslında bütün giderlerin (yazar, fotoğraf, baskı, vb.) yükünü sırtlayan dergiler fakat dağıtımcıların -sırf dağıttığı için- dergi satışlarından aldığı % 40 komisyon da cüzi bir oran sayılmaz. Bunun üzerine yapılan yeni düzenlemeler birçok dergi için -Virgül’de olduğu gibi- ölüm fermanı anlamına geliyor. Nitekim bu gelişmelerin ertesinde Yay-Sat’tan çok sayıda dergi çekildi. Bu duruma çözüm için bir süredir, İsveç’te örneği bulunan, dergicilere kendilerine ait alternatif dağıtım ağlarını oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılıyor.
İnsel, dergicilerin bir araya gelip böyle bir dağıtım ağı oluşturması için, derginin 2-3 yıl sonra da çıkabileceği güvencesi ve umudu olması gerektiğini söylüyor, Türkiye’de ise dergilerin zayıf mali yapılarından ötürü dergiler, ileriye dönük umut taşımaktan uzak. İnsel, bu nedenle devlet desteği olmadığı takdirde, böyle bir oluşumun mümkün görünmediğini belirtiyor.

Ne yapılmalı?
Bir ülkenin fikir, kültür ve sanat hayatı, geleceği şekillendiren yazarlar, şairler, fikir ve ilim adamları aracılığıyla dergilerde üretilir, evrilir. Bugünkü koşullarda Kültür Bakanlığı’nı işlevini hakkıyla yerine getirmesini ya da dağıtım şirketlerinin insafa gelmesini bekleyerek değil, verdikleri üründen yararlanan herkesin ilgi ve katkılarıyla yaşamlarını sürdürebilirler.
Dergileri yaşatmanın da tek bir yolu var: abone olmak! Dergiler ancak bu şekilde dağıtım kartelinin elinden ve külfetinden kurtulabilir. 
Dergiciliğin devamlılığı bizim elimizde!


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3