''Hayatı felç edebilenler'' taleplerini sokağa taşıdı
 
 
 
Binlerce kamu çalışanı, ekonomik, sosyal ve özlük haklarının toplu sözleşme ile belirlenmesi ve grev haklarının kullanılır kılınması için Başbakan’ın “yasadışı” ilan ettiği 25 Kasım grevine katıldı.
 
Haber ve Fotoğraflar: Ceyda Ulukaya
 

25 Kasım’da KESK ve Kamu-Sen’in çağrısıyla binlerce kamu emekçisi toplu sözleşme ve grev hakkı talebiyle “uyarı grevine” çıktı. Ulaşım, sağlık, eğitim hizmetleri büyük ölçüde durdu. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır’da eylemlere katılan yaklaşık 1,5 milyon kamu emekçisine öğrencilerden, çeşitli sivil toplum örgütleri ve meslek odalarından da destek geldi. Grevin arifesinde Başbakan Erdoğan’ın “eylem yasadışı, gereği yapılır” şeklinde savurduğu tehditler kamu çalışanlarını korkutmadı.

Sözleşme yok, bir görüşelim, bakarız
Kamu çalışanlarının bir günlük uyarı grevinin temel talebi olan toplu sözleşme hakkı esasında Türkiye’nin de imzaladığı, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerine göre zaten tanınıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kamu çalışanlarının örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye’yi iki defa mahkum etmişti. Başbakan’ın bunlardan haberi yoktu anlaşılan!
Toplu sözleşme yerine uygulamadaki “toplu görüşmeler” ise, anlaşma zemini aramaksızın son sözü Bakanlar Kurulu’na bırakıyor. Toplu sözleşmeden farklı olarak anlaşmaya varılmadığı durumda grev hakkı yok. Bu yıl, “yüzde 2,5 artı 2,5 zam” meselesinde olduğu gibi, pazarlık söz konusu değil.

“Patronun karşısında ancak örgütlüyken haklarımızı alabiliriz”
Beyazıt’taki eyleme GSÜ’den de iki otobüs dolusu akademisyen, memur ve öğrenci katıldı. Sabah onda kantinde toplanıp grevin yasal ve meşru olduğunu duyuran GSÜ Eğitim-Sen’li akademisyenler, gün boyunca, temel taleplerin yanında, eğitime yeterli bütçe, YÖK’ün kaldırılması ve araştırma görevlilerinin atanmasında iş güvencesini ortadan kaldıran 50/d uygulamasının kaldırılması, mevcut 50/d’li araştırma görevlilerinin 33/a’ya geçirilmesi taleplerini tekrarladılar. Beyazıt’a yürüyüş sırasında grevin başarılı olması durumunda hayatlarında nelerin değişeceğini umduğunu sorduğumuz kamu çalışanlarının ortak cevabı “işveren karşısında örgütlü, güçlü bir şekilde durabilmenin” yollarının açılacağıydı.  Akpınar İlköğretim Okulu’ndan Eğitim-Sen üyesi Abdülhalim Daş, toplu sözleşmenin memurların siyasette yer almasını sağlayacağını dolayısıyla “memursun konuşma” anlayışının ortadan kalkacağını umduğunu söylerken, Büro Emekçileri Sendikası’ndan Serap Salkaya ise “Çalışma saatleri gitgide artıyor ve daha düşük ücretlerle çalışıyoruz. Vahşi kapitalizm koşullarına geri dönüyoruz. Sözleşmeli çalışmaya uzun süredir karşı çıkıyoruz, asgari ücret vergi dışı bırakılmalı, eşit işe eşit ücret diyoruz fakat patronun karşısında ancak örgütlüyken haklarımızı alabiliriz” diye konuştu.

Grevsavar medya: Halk yolda kaldı, hayat felç, vs, vs
Ertesi gün bu coşkulu tablonun gazetelere yansıması ise oldukça farklıydı. Grevi olumsuzlamak isteyen gazetelerin söylemleri genelde “iş bırakan memurun hayatı felç ettiği” söylemine dayalıydı, aslında tersten okuduğumuzda memurun gücünü kabul etmek anlamına geliyor dolayısıyla grevin amacına ulaştığının da bir itirafı fakat maalesef genel eğilim metni düz okumak taraftarı. Manşetlere göz atalım: Zaman ve Yeni Şafak, Dünya, Posta, Akşam ve Referans gazeteleri manşetlere çektiği “vatandaş yolda kaldı, hayat felç oldu” vurgusuyla eylemin meşruluğunu sorgularken, Star gazetesi “Katılım düşük ama grev renkli” başlığıyla hem katılım oranını küçümsemeyi hem de eylemi bağlamından kopararak vermeyi seçti. Hürriyet gazetesi de “Rengarenk Uyarı” manşetiyle popüler çizgisini sürdürdü. Milliyet, küçük yer ayırdığı grev haberine, “Eylem bitti, tartışması sürüyor” başlığını kullandı, grevden değil grevin yasallığı tartışmalarının gidişatından haberdar etti. Vatan, “Memur hakkını sokakta aradı” manşetine eşlik eden bir “itişme” fotoğrafıyla aslında hakkın sokakta aranmaması gerektiğini mi ima etmeye çalıştı, tartışmalı. Birgün, Evrensel, Cumhuriyet, Radikal ise farklı boyutlarda gördükleri grev haberlerinde olumsuzlayıcı bir tutum takınmadı.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3