Bir Özgür Cinsellik Masalı




Araştırma yöntemi

Cinsellik üzerine anket yapmaya karar verdikten sonra konu ile ilgili teknik bilgi için GSÜ Sosyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Ali Ergur'a danıştık. Hocamızın verdiği bilgiler ışığında araştırma için sorunsal (problematik), kitle, parametre ve hipotez belirleyerek yapmaya karar verdik. Sorunsalımızı şöyle formüle ettik: Namus cinayetlerinin insanların canını aldığı, bekâretin hala tabu olduğu, cinselliği yaşama anlamında toplum algılayışında kadın-erkek eşitliğinin olmadığı Türkiye'de, acaba yabancı dil bilen, küreselleşme kapsamında dünya kültürlerine daha açık üniversite gençlerinin cinselliğe karşı tutum ve davranışları nedir? Burada cinsel tutum ve davranış olarak ikili ayrıma gittik. Bunun nedeni ankette öğrencilerin hem cinsel konular hakkındaki görüşlerini (tutum) hem de bu konularda kendilerinin nasıl hareket ettiklerini (davranış) ölçmekti.

Örneklem grubu ve hipotezler
Kitlemiz olarak Galatasaray Üniversitesi Lisans öğrencilerini seçtik. Ancak bütün öğrencilere anket yapamayacağımız için toplam rakamın yüzde 10'una ulaşmaya karar verdik. GSÜ Bilgi ‹şlem Merkezi'nden aldığımız verilere göre üniversitemizde 1840 kayıtlı lisans öğrencisi bulunuyordu. Bu şekilde, anket yapacağımız öğrenci sayısı 184 oldu. Parametre olarak, kız-erkek ve ÖSS – iç sınav girimini belirledik. Ayrıca, bu oranları anketi yapacağımız kişiler üzerinde gözetmeyi de unutmadık. Sonuç olarak, anket yapacağımız öğrencilerin cinsiyet ve üniversiteye giriş dağılımları şöyle gerçekleşti: 71 kadın - ÖSS girişli, 34 kadın – iç sınav girişli, 53 erkek – ÖSS girişli, 26 erkek – iç sınav girişli.   
Son olarak, araştırmamızın hipotezleri ise şöyle sıralandı:
1) Yurtdışında yaşama deneyimi olanlar cinsel eğilimlere daha saygılıdır.
2) Kendini dini inanç sahibi olan tanımlayanlar doğum kontrol yöntemine başvurmuyordur.
3) Eşcinsellere karşı tepkiler büyük şehirde doğan erkeklerde daha az görülür.
4) Tek gecelik ilişkilere erkekler daha eğilimli ve isteklidirler.
5) Erkekler prezervatif alırken satıcının hemcinsleri olmasını tercih ederler.

Araştırmanın uygulama ve değerlendirmesi
Yöntemi belirledikten sonra sosyoloji bölümünden arkadaşlarımız anket kâğıtlarını hazırladı. Cinsellik gibi insanlar için özel bir konuda mahremiyetin sağlanması şarttı. Bu yüzden, anket formları kapağından ikiye katlandığı zaman hiçbir veriyi göstermeyecek şekilde tasarlandı. Anket formlarında hiçbir şekilde kişisel bilgilere yer vermedik, ancak anketten ayrı olarak parametre bilgilerini kontrol amacıyla cinsiyet ve okula giriş bilgilerini içeren ayrı bir kayıt tuttuk. Anket uygulamasını GSÜ yerleşkesi içinde gerçekleştirdik. Kütüphaneden kantine, sınıflardan banklara kadar öğrencilerin olduğu her yere ulaşarak, anket doldurulmasının öğrenci tarafından kendi başına ve ciddiyetle yapılmasını temin ettik. Doldurulan anketlerin hepsini kapaklarından ikiye katlayarak zımbaladık ve hiçbir şekilde kimsenin bu bilgilere ulaşamayacağı şekilde muhafaza ettik.
Anketin değerlendirilmesine gelince: 184 kişiye anketi uyguladıktan sonra, bütün formları toplayarak aramızda paylaştık. Bilgisayara girilen veriler, anketi hazırlayan sosyoloji öğrencilerinden Oya Pehlivanoğlu tarafından bir araya getirilerek değerlendirildi. Veri değerlendirmesindeki teknik aksaklıklardan dolayı oluşan hata payı ise yüzde 1-2 civarındadır.
Anketimizin sonuçlarına geçmeden önce son birkaç hatırlatmada bulunmamız gerekiyor: ‹lk olarak, anketi yanıtlayan 2 erkek ve 7 kız öğrenci üniversiteye giriş bilgilerini belirtmediklerinden vereceğimiz yüzde rakamlarından 1-2 hata payı vardır. Ayrıca, anket uygulamasını yaptığımız sırada üniversitede bir kısım öğrencinin ankete katılmak istemediğini belirtmeliyiz ki, bu da şuna işaret eder: Anketimiz, cinsel konularda daha özgür tutum ve davranışa sahip insanlar tarafından doldurulmuştur. Son olarak, anketimizde 70 soru olmakla beraber, bu dergide bütün soruların değerlendirmesini yapamayacağımız için burada bir seçki yaptığımızı belirtiriz

GSÜ öğrencilerinin yüzde 63'ü, “Evlilik öncesi cinsel ilişkiye nasıl bakıyorsun?” sorusuna “her şekilde olur, olması da gerekir” yanıtını verirken, yüzde 6'sı aynı soruyu “evlenmeden olmamalı”, yüzde 31'i ise “karşımdaki kişiyle geleceğim olduğunu düşünürsem olur” şeklinde yanıtladı.

“Şu ana kadar cinsel deneyimin oldu mu?” olumlu yanıt veren öğrencilerinin oranı yüzde 78 olurken, bu oran erkeklerde yüzde 84, kızlarda yüzde 74 oldu. Erkek ve kız öğrenciler arasında cinsel deneyimi olanların yüzde 25’i ise yalnızca tek bir kişiyle birlikte oldu. Buna karşılık, bu öğrencilerin ailelerinin yalnızca yüzde 33’ünün çocuklarının cinsel deneyimi olduğundan haberi var. Cinsel deneyim yaşayan öğrencilerin, yüzde 27’sinin memur çocuğu olduğu sonucu çıktı.

GSÜ öğrencilerinin yalnızca yüzde 18’i kendini dindar olarak tanımlarken, bunların yüzde 43’ü cinsellikle ilgili dini gerekliliklerini yerine getirdiklerini belirtti. Buna karşılık, kendini dindar olarak tanımlayan öğrencilerin yalnızca 12’si evlilik öncesi cinsel ilişkiye karşı olduklarını ifade etti. Ayrıca, kendini dindar hisseden öğrencilerin yalnızca yüzde 32’si hiçbir doğum kontrol yöntemine başvurmadığını söyledi.

Bekâret konusunda görüşleri istenen öğrencilerin yüzde 54’ü partnerinin bakir ya da bakire olmasının hiç önemli olmadığını, yüzde 49’u ise aynı durumun evleneceği kişi için de geçerli olduğunu belirtti. Partnerinin bakire olmasının hiç önemli olmadığını düşünen erkeklerin oranı 36’da kalırken, kızlarda aynı oran yüzde 67 çıktı.

“Evlenmeden birlikte yaşama” hakkında görüşü istenen öğrencilerin yüzde 79’u katıldıklarını belirtirken, cinsiyet dağılımları ise yüzde 83 kız, yüzde 74 erkek olarak gerçekleşti. Yine bu kişiler arasında yüzde 45’i evlilik dışı çocuk sahibi olmaya da katıldıklarını belirtti.

Yeni tanıştığı biriyle tek gecelik ilişkiye girme konusunda fikir bildiren GSÜ öğrencilerin yüzde 47’si katıldığını belirtirken, yüzde 32’si kesinlikle katılmadığını ifade etti. Tek gecelik ilişki konusunda çekimser kalanların oranı ise yüzde 21 oldu. Ayrıca yüzde 62 katılma oranı ile tek gecelik ilişkilere erkeklerin daha eğilimli olduğu ortaya çıktı.

Homoseksüel, biseksüel ve transeksüellere karşı tutumu sorulan GSÜ öğrencilerinin yüzde 38’i hepsini normal bulduğunu belirtti. Bu oran yurtdışında yaşama deneyimi olanlarda yüzde 41 olurken, yurtdışında yaşama deneyimi olmayanlarda yüzde 32’de kaldı. Ayrıca, homoseksüelliği normal bulmayanların oranı yüzde 16 olurken, bu kişilerin yüzde 54’ü büyükşehir doğumlu çıktı.

“Yakın bir arkadaşın eşcinsel olduğunu söylese, tepkin ne olurdu?” sorusunu yanıtlayan GSÜ öğrencilerinin yanıtları şöyle sıralandı: “‹nanmam, onu da aksine ikna etmeye çalışırım” yüzde 2 , “Onunla hemen arkadaşlığı keserim” yüzde 2 , “Eğer hemcinsim ise benimle arkadaşlığından kuşkulanır, korkarım” yüzde 7 , “Normal karşılar, benimle paylaştığı için sevinirim” yüzde 77 ve diğer ve boş yüzde 12 olarak yer aldı. Soruya “Normal karşılar, benimle paylaştığı için sevinirim” dışında yanıt verenlerin ise yüzde 78’i erkek öğrenciler oldu.

Herhangi doğum kontrol yöntemine başvurdukları sorular GSÜ öğrencilerin yüzde 65’i olumlu yanıt verirken, bu kişiler arasında en yaygın kullanılan doğum kontrol yöntemi yüzde 71 ile prezervatif oldu. ‹kinci sırayı yüzde 19 ile doğum kontrol hapı aldı. Ayrıca, GSÜ öğrencilerinin yüzde 34’ü kadın prezervatifinin ne olduğunu bilmediğini belirtti. 

Prezervatif alırken kendini rahat hissetmeyen öğrencilerin oranı yüzde 17’de kalırken bu oran erkeklerde yine yüzde 17 oldu. Öğrencilerin yüzde 15’i prezervatif satıcısının hemcinsleri olmasını tercih ederken, “fark etmez” diyenlerin oranı ise yüzde 34 oldu.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3