Öldürülen Gazeteciler günü varken nasıl dik duracağız?




Kimler öldürülmedi ki... Hasan Fehmi, Uğur Mumcu, Turan Dursun, Abdi İpekçi, Metin
Göktepe ve 90’ larda gazetecilere yönelik artan şiddet tam da bitti derken 2007’de Agos Gazetesibaşyazarı Hrant Dink.
Haber ve fotoğraf:  Seda Nur Çınar

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin geleneksel hale getirdiği Öldürülen Gazeteciler Günü’nün onüçüncüsü bu yıl da 6 Nisan 1909'da öldürülen ilk gazeteci Hasan Fehmi’nin Sultan Mahmut Türbesi'ndeki mezarı başında gerçekleşti. Galata Köprüsü üzerinde 6 Nisan 1909 günü kurşunlanarak öldürülen Serbesti Gazetesi Başyazarı Hasan Fehmi'nin ölüm tarihini Öldürülen Gazeteciler Günü olarak belirleyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), bu yılda Hasan Fehmi’nin mezarı başında 100 yılda öldürülen 62 gazeteciyi topluca andı. Törene cemiyet üyelerinin yanı sıra Nükhet ‹pekçi ve Ahmet Samim'in torunları da katıldı.
Törende konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Başbakan Erdoğan’ın “Tahammülsüzlük tartışmalara, tartışmalar da ayrışmalara yol açar” sözünü Medeniyetler ‹ttifakı Forumu’nda dile getirdiğini belirterek, “Umuyoruz ki, medyada yapılan ayrımcılık girişimleri, hedef göstermeler ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller, sabah denen sözler kapsamında değerlendirilir” dedi.
Gazeteciliğin dünyada, özellikle de Türkiye’de en zor mesleklerden biri olduğunu vurgulayan Erinç, şunları söyledi: “Yıpranma payı tüm tepkilerimize rağmen nedense kaldırıldı. Türkiye, özellikle demokrasiyle yönetildiği belirtilen ülkeler içinde, gazetecilerin en çok hırpalanmaya çalışıldığı, tehdit edildiği, hedef gösterildiği ülkelerin başta gelenidir’’.
Saygı duruşunun ardından Basın Müzesi’ne geçildi. Basın Müzesindeki konuşmasında ise Erinç, '' Bu yıl Türkiye öldürülen ilk gazeteciden sonra geçen 100. yıldayız. Hem de basın özgürlüğü konusunda gazetecilerin attıkları önemli adımlardan biri olan sansürün kaldırılması yolunda 101. yıldayız. Bu 100 yıllık süreci değerlendirdiğimizde, öldürülen 62 gazetecinin 47'sini 1979'dan sonra son 30 yılda kaybetmişiz. 14 gazeteciyi 1992 yılında kaybetmişiz'' diyerek 1980'den sonra gazetecilere yönelik şiddetin hızla arttığına dikkat çekti.

“Siyasetçilerin gazetecileri hedef göstermesini değil, hoşgörü bekliyoruz”
Erinç konuşmasına şöyle devam etti: '' Meslektaşlarımız hedef gösteriliyor, tehdit ediliyor, kaba kuvvete maruz kalıyorlar. Siyasetçiler, gazetecilerin yazdıklarından hoşlanmadıklarında ya da işlerine gelmeyen bölümler yer aldığında, onlardan halkı boykota çağırmalarını, gazetecileri hedef göstermelerini değil hoşgörü bekliyoruz''.

“Kendi öldürdüğümüz ölülerimizle çepeçevreyiz”
Törene katılan Abdi ‹pekçi'nin kızı Nükhet ‹pekçi, Basın Müzesi'ndeki Öldürülen Gazetecilerin fotoğraflarının bulunduğu odada, bu insanlar bizim ölülerimiz, onları savaşta falan kaybetmedik. Bir ülkede Öldürülen Gazeteciler Günü varken nasıl dik duracağız? Kendi öldürdüğümüz ölülerimizle çepeçevre nasıl dik durabiliriz? Türklüğe bundan daha büyük bir hakaret olabileceğini düşünmüyorum diyerek, babasından sonra 47 gazetecinin daha öldürüldüğünü hukuk sisteminin yeterince caydırıcı olmadığını vurguladı.
Hrant Dink'in son olacağını düşünüyor musunuz sorusunu ''2 yıldır kimse öldürülmedi diye çok şükür diyoruz bu ne korkunç bir şey. fiu anda bitmemiş bir süreci yaşıyoruz, daha baştayız. Öldürülen ilk gazeteci Hasan Fehmi Bey'in cinayeti hala çözülmemiş bir cinayettir'' diye cevapladı. Tören, öldürülen 62 gazeteciden yalnızca ikisinin failinin bulunduğunu belirten gazetecilerin, kayıp verilmeden geçen iki yıllık sürecin uzun yıllar sürmesi dileğiyle sonlandı.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3