Kavgadan kaçıran dövüş Krav-maga




En hızlı ve hasarsız bir şekilde kendinizi nasıl savunursunuz? Bugünlerde bu soruya yanıt arayanların uğradıkları adres Krav-maga Academy. İsrail asıllı bu disiplinin Türkiye’deki tek eğitmeni olan Bülent Çetin yalnızca sorularımızı yanıtlamakla kalmadı, bize bir de küçük gösteri hazırladı.

Haber: İpek Neşe Arslan, Özgür Erdem Uzun  fotoğraf: Ramazan Durak

Amacı kavga etmek değil, kavgadan kaçmak olan Krav-maga ülkemizde çok tanınmıyor. Özellikle risk altındaki insanların daha çok tercih ettiği bu spor, kapkaç korkusuyla yaşayan kadınların yaşamını rahatlatacak gibi. İsrail asıllı bu disiplinin Türkiye’deki tek eğitmeni olan Bülent Çetin her ne kadar bu sporu 1994’ten beri yapıyor olsa  da, ülkemizde krav-maga hala federasyonu olmayan sıra dışı sporlar arasında bulunuyor. Çetin ile Krav-maga felsefesi ve bu sporun geleceği hakkında söyleştik.

Krav-maga tam olarak nedir? Bir felsefesi var mı?
1930’larda Lichtenfeld denen bir boksör var. Bu boksör ırkçılığa karşı mücadele yapıyor. Bu mücadeleyi yaparken o zamanın Uzakdoğu sporlarıyla uğraşan insanlardan dayak yiyor sokakta. Bunun üzerine hayatta kalmak için Uzak Doğu sporlarının bir bölümünü değiştiriyor. Bu yeni sistemde amaç sokak kavgasındaki o şiddeti yenme. Bunu nasıl yenebilirler? Sokak kavgasını alıyorlar salonun içine taşıyorlar, bizim bugün yaptığımız üzere. Lichtenfeld’in ölümünden sonra İsrail askerleri tarafından başlatılıp, ders olarak okutuluyor ve tüm dünyaya yayılıyor. “Krav-Maga”, “Yakın Boğuşma” anlamında. İngilizler sadece “Krav” diyor yani “Arıza” diyorlar. Böyle denmesinin sebebi; amacın kavga etmek değil kavgadan kaçmak olması. Mesela biri size baktığı zaman başınızı çevirin. Tekrar bakıyorsa bakışınızı çevirin. Bir daha bakıyorsa odaklanın ve kısa kontak yapın. Yani o anda ona kilitlenin ve yok edin, kaçabildiğiniz kadar kaçın ayakta durun. Çünkü başka çareniz yok. Ya siz evet deyip ona cüzdanınızı vereceksiniz ya da direneceksiniz. İşte krav-maga felsefesi bunun üzerine kurulu. Amaç kavga etmek değil, dövüşçü yetiştirmek değil, dövüşten kaçmak.

Risk altındakiler tercih ediyor

En çok kimler krav-maga yapmayı tercih ediyor?
Çok ilginçtir, bizden bu istekte bulunan kişiler daha çok mesleki olarak risk altında olan insanlar. Bunlar doktorlar, maliyeciler, avukatlar, polisler, özel güvenlikciler… Özellikle avukatlar da çok artış oldu bu aralar. Haciz, icra davalarından dolayı, gittikleri yerde dayak yiyen, gözü şişen, kişiler var. Kısacası, krav-maga yapanlar risk altındaki insanlar.

Ya kadınlar? Onlar da ilgili mi?
Elbette. Özellikle bayanların krav-maga yapmasının çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bayanlar tehlike anında karşısındakinin kasık, diz ve hassas bölgelerine vurmalı. Kadınlar bu sporda çok sebatkâr. fiöyle söyleyeyim, şimdiye kadar gelen kadın öğrencilerimin hepsi akademide devam etti ama aynı şeyi erkekler için söyleyemem. O yüzden akademiye tadilat yapıyoruz. Kadınlar için özel bir alan açacağız.
 
Krav-maga güç gerektiren bir spor mu? Kadınların nasıl gücü yetiyor?
fiimdi şöyle düşünün, siz kolunuzu ya da bacağınızı kas yapabilirsiniz. Ama kasığınızı kas yapamazsınız ya da gözünüzü de aynı şekilde. Bayanlara biz bu hassas noktaları gösteriyoruz. Onun için güce gerek yok. Hıza gerek var. Bir de vurduğun noktayı bilmek önemli olan.

Peki, siz kaç yıldır krav-maga çalışıyorsunuz?
1994’ten bu yana bu işin içindeyim ben. 1998’den itibaren krav-maga dünyada yayılmaya başlıyor. Krav-maga Federasyonu da o zaman kurulmuş zaten. Biz de Türkiye’de federasyonlaşmaya çalışıyoruz ama ülkemizde benden başka krav-maga uygulatan yok. Federasyon kuramayınca, biz de krav-maga patentini aldık. Çünkü önüne gelen salonda bir iki seminer alıp krav-magayı vermeye kalkarsa, insanları öldürür. Çok büyük sakatlıklar olur. Onun için de ben mümkün olduğu kadar bu işin önüne geçiyorum. Ciddi isteyene çalışma hakkı veririm zaten. İzin verebilirim. Buradan mezun olan öğrenciler de kendi kulüplerini açabilir. Çünkü mezun olmuştur, biliyordur işi. Yetkili, tüm patentler açısından, ayrıca yurt dışından, İsrail’den, Amerika’dan, birçok şeyden bağlantılarla resmi olarak İstanbul Ticaret Odası’na bile krav-magayı konsept olarak yerleştirdim spor bölümüne. Ticari sicil de aldık. Yani bir şekilde verdiğimiz sertifika hem ticari hem sporsal hem de patent olarak geçerli bir sertifika.

Krav-maga ne kadar zamanda öğreniliyor? Seviye ya da kuşak sistemi mevcut mu?
İlk önce dört ay süren uygulamalı bir kurs veriliyor. Mezun olduktan sonra eğitmen olabilmek için ise en az bir yıl daha çalışılması gerekiyor. Ama ilk dersten itibaren zaten dışarıdaki tehlikelere karşı hazır olunuyor. Diyelim beş ay gelmediniz, beş ay sonraki derse girdiniz. Eğer hafif bir temel almışsanız, o beş ay sonraki dersi de yapabilirsiniz. İşte krav-maga kendi içinde de bu bölümlere ayrılmış. Amacımız hayatınız hiç spor yapmamış birine bile temel savunma tekniklerini öğretmek. Çünkü yumruk, tekme atmayı beyninize yerleştiriyoruz. Bu da zaman alıyor.

Öğrencileriniz krav-maga yapmaktan memnun mu?
Eğer antrenmana gelseydiniz çok daha net anlayabilirdiniz. Çünkü oradaki herhangi bir kişiye sorduğunuz zaman size: “Ben artık kendime güveniyorum” diyecek. Çünkü krav-maga her şeyden önce size bir güven veriyor. Bir şeyi yapmayı öğreniyorsunuz, kaçmayı öğreniyorsunuz. fiöyle düşünün, boğazınıza biri dayandığında ne yapıyorsunuz, boğuşuyorsunuz. Ama orada direk kasığa vuruyorsunuz.Yere seriyorsunuz. Bir şekilde ne yapacağınızı biliyorsunuz artık. Onun için güven geliyor kendinize.

Özellikle İstanbul gibi büyük bir kentte değil mi?
Kesinlikle. İstanbul’da kapkaç, şiddet kol geziyor. fiöyle düşünelim, evinize giderken biri sizi eve kadar izliyor, kapıdan da giriyor. Tam kapıyı açtığınızda sizinle beraber içeri giriyor. Eğer aklınızda farkındalık diye bir şey olsa, bu tarz şeylerle karşılaşmazsınız. Onu o anda kontak kurup etkisiz hale getirebilirsiniz. Yani bunun gibi şeylerin farkında olduğunuz andan itibaren iş değişir. Bu kadar.

Son soru. Krav-maga öğrenmek isteyenlere iletmek istediğiniz bir şey var mı?
Tek iletmek istediğim şu: Önemli olan bir olayı olmadan önce önlemektir. Yapacağınız hata son hatadır. Bu hatanın telafisi de yoktur. Telafisi nedir, ya kurtulmuşsunuzdur kapkaçtan ya da ölmüşsünüzdür. Onun için bir olayı olmadan önce önlemek için lütfen tedbir alın. Yani demek istediğim farkında olduğunuz sürece teslimiyeti tam yapmayın. Bir yerde ip bırakın, şöyle bir ipiniz kalsın. İşte bu krav-magadır. Yani o ip sizi hayatta tutabilecek bir emniyettir.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3