''Amacımız eğlenmek''

Anket soruları, astroloji köşesi, son dakika haberleri, spor sayfası ve diğer bölümleriyle son günlerin en popüler haber sitelerinden Zaytung’un kimliklerini açıklamayan editörleriyle “Dürüst, tarafsız ve ahlaksız haber” anlayışını tartıştık. “Eğlenceli haberleri iyi yapıyorsanız ortaya muhalif bir şey çıkıyor” diyorlar.

Haber: Pınar Yurtsever
Fotoğraflar: Şirin Demirel

Bu fikir nereden çıktı? Theonion.com’dan etkilendiğinizi duymuştuk. Doğru mu?
Hakan: Hepimiz Ekşi Sözlük yazarıyız. 2005’te Ekşi Sözlük’ün çıkardığı bir dergi vardı; Ekşi. Biz o derginin editör kadrosunda yer alıyorduk. Böyle bir tecrübemiz vardı. Ondan sonra da benim ara ara aklıma geliyordu. Geçtiğimiz Ağustos ayında siteyi yapmaya başladım.
Anıl: Theonion.com Ekşi dergisinden beri örnek aldığımız bir şeydi. Gazete olsa da okusak diyorlar ya, öyle olmuyor. Biz denedik, batıyor. Ekşi battı.
Hakan: Siteyi Eylül ayında bitirdim. İlk önce Onur’a gösterdim, sonra Özer katıldı. Siteyi yapmıştım ama o zaman sitenin bir adı yoktu, IP adresinden çağırıyorduk. Sitenin domainini Eylül’de aldık.
Site aslında vardı ama kimseye bahsetmemiştik. O zamanlarda siteye günde 10 kişi filan giriyordu. Sonra site kontrolümüz dışında duyulmaya ve yayılmaya başladı. Bir gün birisi Ekşi Sözlük’e bir yazı girdi ve o gün site 10 bin ziyaretçi aldı.
Hakan:  Site kontrolümüz dışında yayıldı. Zaten saklayacak bir şey olsa birbirimize mail yazardık, word’de yazıp gönderirdik. Ama duyulması için sitenin biraz daha hazır olmasını bekliyorduk. Yavaş yavaş yayılsın, bildiğimiz insanlar girsin, önüne geleni doldurmayalım istiyorduk. O şekilde olmadı, biraz hazırlıksız yakalandık.

Peki siz kimsiniz? Ne iş yapıyorsunuz?
Hakan: Bir grup kafadar doktoruz. Savaş Ay öyle yazmıştı.
Anıl: İçimizde de bir tane bile doktor yok.
Hakan: Biz Ekşi Sözlük üzerinden tanışan insanlarız. Site olmadan önce de arkadaştık. 6 kişiyiz. Ben bilgisayar mühendisiyim. Anıl mimar, Onur da avukat. Diğer 3 arkadaş da mühendis.

Siteye haberleri nasıl giriyorsunuz? Kendi aranızda bir görev paylaşımı var mı?
Hakan: Kimin boş vakti varsa o ilgileniyor.
Onur: Bazen kimse ilgilenmiyor, 2 bin tane haber birikiyor, o zaman tepki alıyoruz. Sonra bir temizlik yapıyoruz. Haftada bir temizlik oluyor.

Haberleri neye göre eliyorsunuz?
Hakan: Paşa gönlümüze göre. Bize komik geldiyse yer veriyoruz. Ancak tabii daha önce bir yerde çıkmış mı diye bakıyoruz. Bu anlamda Umut Sarıkaya ve Ekşi Sözlük’ten çok çekiyoruz. Çalıp çırpıp yolluyorlar. Bazen bizim de aklımıza bir şey geliyor, bunu yazalım diyoruz, sonra onu Umut Sarıkaya yaptı diyorlar. Ama kaçırdıklarımız da vardır.

Çok katılım var mı?
Günde kaç haber alıyorsunuz?
Hakan: Günde yaklaşık 100 haber geliyor. Şu anda üye sayısı 13 bini geçti. Günde 100’den fazla yeni üye katılıyor.
Okuyucu yorumlarına izin vermeyi düşünüyor musunuz?
Hakan: Hayır düşünmüyoruz.
Onur: Facebook’taki yorumlara bakınca neden düşünmediğimizi anlayabilirsiniz. Bunun eksisi artısından fazla oluyor.
Hakan: Zaten gelen haberleri elemekle uğraşamıyoruz, yorumları kontrol etmek çok daha fazla mesai gerektirir. Biz söyleyeceğimizi söyleyelim, üzerine konuşmak isteyenler bunu başka yerlerde yapabilir. İlk başta yorumlarla siteyi kirletmeyelim diye düşünüyorduk, sonra fark ettik ki insanlar sitede yazamayınca başka sitelerde Zaytung’la ilgili yorumlar yapıyor. Bu da farkında olmadan yaptığımız bir pazarlama stratejisine dönüştü. Önceden tasarladığımız bir şey değildi.

Yakın zamanda siteye reklam da aldınız.
Hakan: Reklam vermek istediler biz de kabul ettik. Reklam için özel bir çaba da göstermiyoruz. Gelen birçok teklifi de reddettik.

Peki bu reklamlar artacak mı?
Hakan: Siteyi kirletmediği sürece ve sitenin bütününe uygun olursa reklamlar olacaktır tabii.

Siteye alınan reklamlar üzerinden yazarlara bir gelir sağlamayı düşünür müsünüz? Dünyada bunun pek çok örneği var.
Hakan: Site gerçek anlamda gelir elde etmeye başladığı zaman biz de bunu uygulamayı düşünüyoruz. Şimdilik sadece bir tane reklam var, bununla da ancak site kendi masraflarını çıkarıyor. Reklam ve başka yöntemlerle sitenin gelirleri arttığında editör kadro ve haber yazan kullanıcılar arasında bir gelir paylaşımı olacaktır tabii ki. En azından telif hakkını vermek için.

Neredeyse her haberde aynı adam karşımıza çıkıyor. Kim bu Ersin Özbükey? Nasıl bir adam?
Hakan: Ben siteyi tek başıma yaptığım sıralarda her habere ayrı bir isim bulmakla uğraşmamak için bir isim uydurmuştum. İşyerindeki bir arkadaşımın ismini biraz çarpıtarak yazdığım bir isimdi. Üşengeçlikten yani. Sonra da öyle kaldı.
Anıl: Ersin Özbükey’i her şeye koymuyoruz. Örneğin hikâyesi yurtdışında geçen bir habere koymuyoruz. Hayali bir karakter ama gerçeklik payı da var. Ersin Özbükey 6 aylık bir bebek de olabilir, bir kurumun başkanı da. Gerçek dünyada karşılığı olan bir şey. Ama geçenlerde “Bilim dünyasını ikiye bölen font: Comic Sans” haberinde yabancı bir yetkili için Orson Osbourne adı kullanılmıştı.
Hakan: Ben ilk önce anlamadım Ersin Özbükey’in çarpıtılmış hali olduğunu. Sonra fark ettim.

Diğer haber siteleri için ne düşünüyorsunuz?
Hakan: Nefret ediyoruz. Tabii ki şaka.
Anıl: Çok geç yükleniyor onların sayfaları. Açılana kadar sıkılıyorum. Haber alamıyorum.

Ben daha çok içeriği sormuştum. Zaytung’daki haberler olayların parodisi gibi. Örneğin televizyonda anayasa tartışmalarını izleyen vatandaşa hukuk diploması verildi haberi gibi. Yani doğrudan siyasi bir tavır sergilemese bile muhalif bir yanı var. Mizahın doğasında olduğu gibi. Zaytung bu anlamda nerede duruyor?
Hakan: Mizah yapıyorsanız ister istemez muhalif bir şey çıkıyor ortaya. Bizim öncelikli amacımız eğlenmek. Bazen bir meseleyle ilgili bir şeyler söylemek istiyoruz ama aklımıza komik bir fikir gelmiyorsa onu yapmıyoruz. Amacımız eğlenceli bir şeyler yapmak. Bunu da yeterince iyi yapıyorsanız ortaya muhalif bir şey çıkıyor zaten. Örneğin haftada 5 haber giriyorsak bunların hepsinin ülke gündemiyle, siyasetle ilgili muhalif şeyler olmamasına dikkat ediyoruz. Bir denge göz etmeye çalışıyoruz. Sürekli bir şeylere gönderme yapan, muhalif haberler siteyi boğucu bir hale getirir.
Anıl: Muhalif derken güncel politiğe muhalif mi? Yoksa kavramsal olarak muhalif bir tavır sergilemek mi? Aslında haberin içeriği siyasi olabilir ama o güncel politikle ilgili olmayabilir. Hep böyle bir algılama var, başbakandan veya hükümetten bahsetmiyorsan siyasi değilmişsin gibi algılanıyor. Aslında böyle değil. Bir keresinde güncel siyasetle ilgili bir şey yazmaya çalıştık, olmadı, yeterince komik bulmadık ve bıraktık.

Ama Cem Uzan’ın Paris’teki duruşmasının olduğu günlerde “ Mesele para değil” başlıklı haberiniz güncel siyasetle ilgiliydi ve çok komikti.
Anıl: Öyle bir şey yakalamışsak bırakmıyoruz. Ama dediğimiz gibi önceliğimiz eğlenmek.
Hakan: Mesela Emek Sineması’yla ilgili bir şeyler yapmak istiyoruz. Ama aklımıza gelenleri veya kullanıcılardan gelenleri yeterince komik bulmuyoruz. Sırf muhalif olsun diye de bunu yapmak istemiyoruz.
Astrolojiyi kim yazıyor?
Hakan: Genelde Özer ve ben yazıyoruz. Kullanıcılardan da bazen geliyor. Geçenlerde bir burç için “bu hafta kolunuz kırılabilir” yazmıştık. Bir kullanıcı mesaj gönderdi, adamın kolu kırılmış.
Anıl: Aslında 70 milyon içinde az bir oran.
Hakan: Bu da bir bakıma astrolojiyi açıklıyor. Bazen tutabiliyor işte. Astroloji çok eğlenceli ama yazılması en zor bölüm. Tekrara düşme riski çok fazla.

Burcu Güneş olayı nedir?
Onur: O haberi nereden gördünüz siz? Kaldırtana kadar canım çıktı. Kadına da ayıp oldu.
Hakan: O haberi ben yazmıştım. Çok da komikti. Ama Onur avukat olduğu için kaldırılsın dedi.

Çok fazla haber kaldırıyor musunuz?
Onur: Çok fazla değil, şimdiye kadar üç haberi kaldırdık. Burcu Güneş haberini dava edilmemek için korkudan kaldırdık. Diğerleri içimize
sinmemişti, beğenmediğimiz için kaldırdık.
Hakan: Kullanıcılardan gelen haberleri biz tekrar elden geçiriyoruz, editoryal bir çalışma yapıyoruz. Genelde kullanıcılar bundan şikâyetçi değil. Söylemesi ayıp, haberi çok daha iyi hale getiriyoruz. Sonra haber yayına alınıyor, kullanıcıya da bir mesaj gidiyor;  “haberinizi aldık, tekrar düzenledik ve yayımladık” diye. Eğer kullanıcı kaldırılmasını isterse haber kaldırılır. Ama şimdiye kadar bir istisna dışında hiç böyle bir tepki almadık. O haberde de kullanıcının yazdığı da güzel değildi, bizim düzenlediğimiz hali de güzel olmamıştı. Fikir komik diye yayına aldık ama sonra kaldırdık.
Onur: Ben yayına alma demiştim.
Hakan: Bunun doğru bir işleyiş olmadığının farkındayız. Haberi tekrar düzenledikten sonra yayına almadan kullanıcıya bildirmemiz gerekir. Ama kullanıcının onayını bekleyecek kadar vaktimiz yok. Bir gün sonra ne yayımlayacağımız belli değil.

Bir haber yayımlanmadan önce herkesin bilgisi oluyor mu?
Hakan: O an sitede kim varsa onların bilgisi oluyor. Hepimiz aynı anda uygun olmayabiliyoruz.
Sitenin tasarımı ne olacak? Bu haliyle çok eleştiriliyor.
Hakan: Elimde yeni bir tasarım var, vakit bulursam onu uygulayacağız. Şimdilik vakit bulamadım.
Sitenin ismi nereden geliyor?
Onur: Bulabildiğimiz en iyi isim Zaytung’du.
Hakan: Zaytung’un Türkçe bir anlamı yok ve nereye çekseniz gider. Akılda kalıcı bir fonetiği var. Yalan haber, komik haber diye bağıran bir isim de değil. Almancanın fonetiğinden gelen sert bir hali de var. Bu da sitenin içeriğiyle bir ironi oluşturuyor. Aslında hoşumuza gitti onu aldık. Olabilecek en iyi isim Zaytung’du. Derdi olan varsa gelsin.

Sosyal paylaşım ağlarındaki
profiller size mi ait?
Hakan: Facebook’taki bize ait değil ama Twitter’daki profili ben açtım.


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3