Mabel’i romandan, Matiz’i eski Yunan’dan
Sanal alemde müziği ile ün yapan Mabel Matiz’le, müzik alemine geçişini konuştuk. Ne tarz müzik yaptığı sorusuna şu yanıtı veriyor: “Bunun böyle de yapılabileceğini göstermek adına ,ben bu soru geldiğinde hep aynı cevabı veriyorum; POP”
 
Röportaj: Özgür Taşalan
Fotoğraflar:Özgür Taşalan 
 
Internetin nimetlerinden faydalanarak kısa sürede üne kavuşan Mabel Matiz uzunca bir süre sanal alemde yalnız şarkılarıyla kendini gösterdi. My Space’deki hayranları ne yüzünü, ne asıl adını bilebildiler. Sonra albümü ile çıktı ortaya. Bir tarafta diş hekimliği ve insan hakları hukuku, bir tarafta da müzikle ilgilenen sanatçının kapısını çaldık. Mabel Matiz’le samimi bir söyleşi yaptık, ardından sahne aldığı mekanda
bir de canlı performansını izledik.

Mabel Matiz’in anlamı nereden geliyor,
neyi ifade ediyor tam olarak?
 
Mabel adı okurken çok etkilendiğim, “Kumral Ada Mavi Tuna” romanında yer alan Tuna karakterinin takma adı. Matiz ise, çok sarhoş, düşkün kimse anlamlarına gelen eski yunanca kökenli argo bir kelime. Kısmen benim dünyaya bakış açımı yansıttığım için etkilendim. 
 
Çok mu içiyordun o zamanlar , bir başka tabirle çok mu derberderdin?
 
Dönem dönem çok içiyorum ama bu aralar az içiyorum.

Nerede ve nasıl başladı hikayen?

Çocukluğum Mersinde geçti, orada doğdum büyüdüm. Üniversite için İstanbul’a geldim. Ya da İstanbul için üniversiteye... Anne tarafımın hepsi İstanbulda olduğu için arada sırada geldiğimizde mutlu oluyordum bir hayranlığım vardı İstanbul’a. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazandım, beş buçuk yıl sürdü, 2008 yılında mezun oldum.
 
Müzikle olan bağın nasıl başladı?
 
Çocukluğumdan beri kendi kendime şarkı söylerdim. Ama galiba lisede edindiğim gitarım şekillendirdi benim müziğe olan ilgimi. Kısa süre gitar ve şan dersi aldım. Üniversitede edindiğim cover gruplarıyla performanslarımız oldu. 2007 de şarkıları yazmaya başladım. Daha doğrusu 2007 yılından önce de yazdığım bir şeyler vardı ama bir yerden sonrasını alırsınız ya. Ben de 2007 yılını başlangıç olarak alırım. “Arafta” isimli şarkı 2007 de yazıldı ve albümün en eski şarkısıdır. Şarkı yazma dönemine o zaman girdim, Bir yıl sonra da bunları stüdyoda kaydedip 2008’in Ekim ayında Myspace üzerinden yayınlamaya başladım. Gerisi zincirin halkaları gibi ya da yapbozun parçaları gibi birbirine eklendi zaten... 
 
Her anne baba gibi senin ailen de üniversiteye büyük ümitlerle yollamıştır. Diş hekimi olarak kabullenmişken bir anda Mabel çıktı ortaya. Nasıl tepki verdiler tıptan müziğe kaymana?
 
Aslında çok da olmadı onlar bu durumu öğreneli. Geçen yıla kadar bilmiyorlardı. Demolar dönüyordu ortalıkta ama onlara değil kimseye söylemedim bu durumu bir süre. Mabel Matiz adı altında olduğu için olanlardan haberdar olmadılar. Duyduklarında çok şaşırdılar, albümü duyduklarında daha da şaşırdılar, albüm çıktı klipler dönmeye başladı büyük bir şaşkınlık ve şok yaşadılar bir süre. Kısmen hala minik bir burukluk olsa da mutlular bu durumdan. Babam hala hekimliğe devam etmem gerektiğine inanıyor. Albüm sürecine kadar da devam ediyordum zaten hekimliğe. Taa ki vokal kayıtları başlayana kadar. O yüzden şu an için sadece ara verdim. 
 
Hekimlik demişken piyasada birçok hekim sanatçı var. Hekimlerin müziğe olan ilgisi tesadüf müdür? Yoksa tıp fakültelerinde sizi müziğe iten dersler veriliyor da biz mi bilmiyoruz?
 
Gerçekten, bizim diş hekimliği fakültesinin yarısı müzisyendi, diğer yarısı da tiyatro, fotoğraf, sporla ilgileniyordu. O kadar zor, yoğun ve bunaltıcı bir ders süreci var ki okulun, insanlar galiba kendini mutlu edecek, kafa dağıtacak bir şeyler arıyor. 

Yaklaşık 2 yıl kadar sadece ismin ve sesin dolaştı sanal alemde? Neden kendini bir süre gizledin?

Biraz utangaçlığımdan, biraz da müziğin böyle şeylere ihtiyacı olmadığını düşündüğümden. Biraz da kendimi tartmak istedim; insanlar nasıl karşılar, nasıl tepkiler verir diye. Eğer müzik gerçekten müzikse, bir yerlere ulaşıp, birilerine dokunup bir şeyler ifade edecekse inanın hiç gerek yok geriye kalan çabalara.


Peki ortaya çıkışın, sesinin yanında insanların senin yüzünü de görmesi nasıl oldu?
 
Göksel’le albüm kayıtlarını yakın çevreme dinletmeye başladığımda tanıştım, O da bana desteğini esirgemedi.10 aralık salı günü, Göksel solo konserinde beni sahneye davet etti ve bir şarkıyı beraber söyledik.O gün çekilen birtakım fotoğraflar artık fiziksel olarak da insanların beni tanıdığı gün oldu. Ayrıca Mabel Matiz adı altında ilk profesyonel sahnemdi.

Albüm hikayesi nasıl başladı?

Yapımcım Engin Akıncı’nın Myspace sayfamdaki şarkılarıma rastlamasıyla başladı. Günlerce oradaki kayıtları dinlemiş. Diş kliniğinde nöbette olduğum bir gece, şarkılarımı bir albümde toplamak istediğinden bahseden mailini aldım. Sonrasında Alper Erinç ve Alper Gemici ile tanıştım ve çok iyi anlaştık.Beraber şarkıları yeniden kaydetmeye başladık, sonra
aranjeleri, vokalleri derken 1.5 yıl sonunda bitti albüm. Rüya gibiydi o stüdyoya girdiğimden şu zamana kadar geçen süre....

Şarkıların hikayeleri var mı? Filler Ve Çimen mesela, filmini izleyip mi yazdın?
 
Yok hayır filler ve çimen sözünü o film sayesinde öğrenmiştim.Şarkı da aslında o atasözünden geliyor; bir uzak doğu atasözü yanlış hatırlamıyorsam.Filler ve çimen yol ve ayrılık şarkısı.Bir arkadaşımı başka bir mecraya uğurlarken yazmıştım. Tam olarak o ayrılığı hatırlamasamda, iyi ve kötü hayatın bir takım yönlerinden bahseden şarkıdır.

Her sanatçının bir ilham perisi vardır
derler. Senin bu ilhamı yakalayıp şarkılarını
ortaya çıkarışın nasıl oldu?
 
Albüme baktığınızda olumsuz şeylerden esinlenerek yazılmış genelde. Mutluyken yazdığım şarkı sayısı çok az... Elbette
mutluyken yaptığım şarkılar da var. Morinin Meyhanesi mesela... Bir akşam diş hekimliği kliniğinde otururken Big Boys dinliyordum. Bir anda ortaya çıkan bir şarkı oldu, ilk telefona filan kaydettim hatta o an.
 
Bu durum melankolik bir halin olduğunu
düşündürüyor sanki seni dinleyenlere?
 
Evet bunu kabul edebilirim.İsteyerek yapılmış bir şey değil. Ama kendiliğinden bir araya geldiğinde böyle bir hissiyat var galiba bunu kabul edebilirim.

Sen yaptığın müziği nasıl tanımlıyorsun
pop mu rock mı, alternatif müzik
mi vs?

Ben ne tarz müzik söylüyorsun dediklerinde pop müzik diyorum. Bunu kabul etmeyen kesimler de var ama popun böyle bir yüzünün olabileceğini daha kolay ve daha mantıklı buluyorum. Günümüzde yontulup farklı noktalara kaysa da pop müzik kavramı, adı üstünde o günün popileritesini yansıtan müziktir. O yüzden geçmişteki pop müzik hissiyatı yeniden canlandırmak adına, bunun böyle de yapılabileceğini göstermek adına ben bu soru geldiğinde hep aynı cevabı veriyorum; POP...
 
Sözlükleri, facebook ve twitter gibi sosyal ağları takip ediyor musun?
 
Çok eski bir Ekşi Sözlük okuyucusu ve yazarıyım. Şu an popüler olan sosyal paylaşım siteleri yokken Ekşi Sözlük vardı ve insanlar orada söylerdi tüm fikirlerini. O yüzden çok yararlı buluyorum ben sözlükleri.. Bugüne kadar sözlüğün amacını ve işleyişini eleştiren birçok kişi,şu an Twitter da sözlüğün yaptığını yapıyor, hatta daha sert bir şekilde yapıyor. O yüzden yanındayım sözlüklerin her zaman... 
 
Siyasete bakışın nasıl? Sence sanatçılar hayran korkusuyla siyaset hakkında yorum yapmaktan kaçınıyorlar mı? 
 
Vicdanı yaşayan her insanın bir siyasi fikri vardır. Asla bunu belirtmek zoruda değildir ama yararlıdır siyaset sonuç olarak. Ya da yararlı olması gerekir. Fikirler çarpışacak ki; insanlar çarpıştırdığı fikirlerle doğru yolu bulsun. İnanıyorum ki hiçbir sanatçı siyasetten kaçmaz, sadece bazıları fikrini belirtmez. Buna da kimse bir şey diyemez....

Günümüz Türkiye’sinde rahatsızlık duyduğun noktalar var mı peki?
 
Elbette var Her insan gibi bazı şeylerden ben de rahatsızım. Mesela demokrasi, insan ve fikir özgürlüğü dediğimiz kavramlara balta vuran noktalardan rahatsızım. Cezaevlerinde gazetecilerin bulunmasından rahatsızım. Adı yüzünden yasaklanan kitaplar olmasından rahatsızım. Homofobiden rahatsızım. Kadın cinayetlerinden, çocuk istismarlarından terörden çok çok rahatsızım. Bu şekilde sıralayabileceğim birçok konudan rahatsızım...

Bu konuları ele almışken bir de İnsan Hakları Hukuku alanında yüksek lisans yapmışsın. Amacın neydi?
 
Biraz önce sözünü ettiğim şeylerden şu an olduğu gibi o dönemde de rahatsızdım ve nefret suçları üzerine bir şeyler yapmak istiyordum. Bu akademik bir süreç olabilirdi, proje olabilirdi vs. Bunları konuşurken Yalçın’ın Bilgi Üniversitesi’nde akademisyenlik yapıyor olması ve bana fikir vermesiyle başladı. Benim kişisel görüşüm ve yapmak istediğim şeyle de bağdaştığı için bu şekilde bir karar aldım ve gerçekleştirdim.

Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3