Söz uçar yazı kalır





 



Ülkemizde işitme engellilerin sorunlarını devlet pek işitmiyor. Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu Genel Sekreteri, “işitme engellilerin ablası” Halise Deler, işitme engelli çocukların eğitim sorununu şöyle anlatıyor: “ İşitme engellilere eğitim, işaret dili bilmeyen öğretmenler tarafından veriliyor, İşitme engelliler okulunda okuyan çocuklarımız bu sistemde göz göre göre harcanıyor.”
Haber: Barış Çelik, Bengi Ceren Özkoca
Fotoğrafl ar: Barış Çelik, Metin Abut

Bazı insanların sorunların pek büyütüldüğü ülkemizde bazı insanların sorunları nedense hiç duyulmaz. İşitme engellilerin sorunları da böyle pek işitilmeyenlerden. Devletin fazla eğilmediği, hatta “işaret dili”nin bile sistemleştirilmediğini işitme engellilerin ablası Halise Deler’den öğrendik.

Halise Deler, İşitme Engelliler Milli Federasyonu’nun genel sekreteri. Babası, 3 ablası ve 2 erkek kardeşi de işitme engelli ve konuşamıyorlar. 1991 yılından beri aktif olarak işitme engelliler için, işaret dili eğitmenliği yapan Deler, devletin ve Türk Dil Kurumu’nun işaret dili için gerekli çalışmaları yapmadığını belirtiyor.

Türkiye’de işitme engellilere kim el uzatıyor?

Ailesinde işitme engelli olan, konuşabilen kişilere büyük görev düşüyor. Çünkü devlet bu konuda hiçbir çalışma yapmamış, ne işaret dili üzerine bir çalışma yapmış, ne eğitmenler ve tercümanlar üzerinde bir sistem oluşturmuş; böyle bir şeyden haberdar değil gibi davranıyor. İşitme engelliler okulları açılmış fakat normal öğretmenler bu okullarda eğitmenlik yapıyor. Bu öğretmenler ilk kez bu okullarda işitme engellilerle karşılaşıyorlar ve işaret diliyle eğitim değil sözel eğitim vermeye çalışıyorlar. Bu okullarda düzgün bir eğitim almaları mümkün değil.

İşitme engelinde erken teşhisin önemi nedir?

Doğuştan işitme engellilerde erken teşhis sonrası işitme ci¬hazı kullanılabiliyor. Bu cihazla beraber eğitim aldıklarında konuşmayı da güzel bir şekilde öğrenebiliyorlar. Erken teşhis için de yeni doğanlara işitme testinin hastanelerde yaygınlaştırılması gerekiyor. Biz de bu konuda aileleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

İşitme engelliler Türkçe öğrenmede zorluk çekiyor mu?

İşitme engellilere eğitim işaret dili bilmeyen hocalar tarafından veriliyor. İşitme engelli çocuklar okuduklarını tam olarak anlayamıyorlar, dolayısıyla yazılı ifadede de zorlanıyorlar. Okuduklarını işaret diliyle tekrar onlara anlatınca kafalarında oturtabiliyorlar. İşitme engellilere eğitim hem sözel olarak hem de işaret diliyle verilmeli. Eğer bu gerçekleşirse ülkemizde işitme engelli doktorlar da olur, öğretim üyeleri de… Türkiye’de işitme engelliler okulunda okuyan çocuklarımız bu sistemde göz göre göre harcanıyor.

Federasyonunuz işaret dilini ve eğitimini geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyor?

Federasyonumuz bu konuda 1960 yılından beri aktif olarak çalışan, eğitim konusunda projeler üretip devlete sunan bir kurumdur. Bu projeler malesef yeterli desteği görmüyor. Türk işaret dili resmi dil olarak ancak 2005’de, Özürlüler Kanunu’nun çıkmasının ardından kabul edildi. O zamana kadar sunduğumuz öneriler dikkate alınmadı. İşaret dilinin resmi dil olarak kabul edilmesinin ardından Türk Dil Kurumu’na hükümet tarafından yetki ve bütçe verildi. İşaret dilini araştırmaları, geliştirmeleri ve gramerini oluşturmaları için ancak Türk Dil Kurumu gerekli çalışmaları yapmıyor. Türkiye’de Ankara, İzmir, İstanbul ve Bursa’daki işaret dili oldukça iyi seviyede, ortak bir dil oturtulmuş vaziyette. Ama mesela Diyarbakır’daki işitme engelli daha farklı işaretler kullanıyor. Biz ortak bir işaret dili oluşturup, Türkiye genelindeki işitme engellilerin birbirini anlamasını hedefliyoruz.

Devlet desteğinin yeterli olmadığını söylediniz. Halkın ilgisi nasıl bu konuya?

Bu noktada devletten gelmeyen ilginin halktan gelmesi bizi çok mutlu ediyor, örneğin işaret dili kurslarımıza olan ilgi ve talep çok fazla, bu durumdan çok hoşnutuz. Bu yoğunluk son iki yıldır böyle devam ediyor, ondan önce bu ilgi yoktu çünkü işitme engellilerin durumu toplumumuz tarafından bilinmiyordu, buna üniversiteler de dâhil. Mesela Boğaziçi Üniversitesi’nde Türk İşaret Dili seçmeli ders olarak gösteriliyor. Bunun daha da artmasını, başka üniversitelerde de olmasını istiyoruz.

İşitme engelli vatandaşlar kamu kurumlarında nasıl sorunlarla karşılaşıyorlar?

Maalesef kamu hizmetlerinde mevcut işleyiş pek iç açıcı değil. Adliyelerde, hastanelerde, karakollarda, tüm kamu kuruluşlarında işaret dili tercümanlarının olması gerekiyor. Mesela benim babam işitme engelli, ben olma¬dığım zaman derdini anlatamıyor. Bu yüzden vatandaşlık hakkı olan devlet hizmetlerinden yararlanamıyor.

Bu hizmeti veren ülkeler var mı?

Tabii var. Örneğin Avrupa’daki pek çok ülke bizden çok ileride. Acil durumda müdahale eden personel vatandaşın işitme engelli olduğunu anlaya¬biliyor ve hemen tercüman çağırıyor. Bizde böyle bir sistem oluşturulmadı.

Sayılarla işitme engelliler

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 600 milyon işitme engelli birey var.

Türkiye’de her yıl dünyaya gelen 1 milyon 300 bin bebeğin 2 bini işitme kaybı ile doğuyor

Ülkemizdeki sağlık sistemi işitme engellileri erken tanısını sağlamada ve ilk 6 ay içinde cihazlamada yetersiz kalıyor. Ülkemizde ortalama tanı ve cihazlama süresi 24 ayı geçiyor.

Yapılan bir araştırmaya göre, ülkemizde 0-19 yaşları arasında 63.173 işitme kayıplı çocuk bulunuyor. Bunların yaklaşık 47.000’inin iki taraflı orta, ileri veya çok ileri kayıplı olduğu tahmin ediliyor.

M. Eğitim Bakanlığı’nın 1998 Bütçe raporuna göre sadece 7.000 işitme engelli okula gidebiliyor. 2003-2004 döneminde de bu sayı, ana okulu dahil, 7.033 olarak açıklandı.

İşitme engellilerin yaklaşık olarak sadece % 15’i okula gidiyor.

5378 sayılı Özürlüler Kanunu

MADDE 13.- Özürlülerin yeteneklerine göre mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakkı kısıtlanamaz. Özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla meslekî rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması esastır.

MADDE 15.- Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır. Özürlü üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için Yükseköğretim Kurulu bünyesinde araç-gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, özürlülere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanmasının temini gibi konularda çalışma yapmak üzere Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezi kurulur. Özürlülerin, her türlü eğitim ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kabartma, sesli, elektronik kitap; alt yazılı film ve benzeri materyal üretilmesini teminen gerekli işlemler, Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken yürütülür.

Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu internet sitesi:

http://www.turkdeaf.org

Boğaziçi Üniversitesi Türk İşaret Dili kaynak sitesi:

http://www.cmpe.boun.edu.tr/tid/

Koç Üniversitesi Türk İşaret Dili kaynak sitesi:

http://turkisaretdili.ku.edu.tr/

İşitme engeli nedir?

İşitme engeli; işitme kaybının getirmiş olduğu iletişim sorunlarının oluşturduğu bir engel durumudur. İşitmesinin tamamını ya da bir kısmını kaybetmiş kişileri işitme kayıplı olarak tanımlayabiliriz. Doğuştan ya da sonradan olması, sözel dili öğrenmeden önce veya öğrendikten sonra olması gibi etmenler işitme kayıplı bireyin sözel dili kazanımında önemli bir etken olmaktadır


Anasayfa | Bağlantılar | Hakkımızda | İletişim | Site Haritası Gsü Bim 2010 & Ver. 1.0.0.3